Vehbi Koç: "Trabzon doğum öncesi sancılarını yaşıyor"

Piri Reis Denizcilik Yönetim Kurulu Başkanı ve AK Parti Trabzon milletvekili adayı Vehbi Koç, açıklamalarda bulundu.

Vehbi Koç: "Trabzon doğum öncesi sancılarını yaşıyor"

Denizcilik sektörünün önemli isimlerinden biri olan AK Parti Trabzon milletvekili adayı Vehbi Koç, açıklamalarda bulundu.

Piri Reis Denizcilik Yönetim Kurulu Başkanı olan Vehbi Koç, Kanal İstanbul Projesi ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. Alternatif bir su geçiş yoluna Türkiye ve İstanbul'un ihtiyacı olduğunu belirten Koç, "Kanal İstanbul’un marka değerini arttıracak. Sıra bize gelince mi ‘çevreci’ olunuyor, ‘sıkıntı’ oluyor? Dünyada olup bitenlere baksınlar. İstanbul Boğazı’nda bir kaza olursa bugün buna karşı gelenler yarın hangi yüzle toplumun karşısına çıkacak?" dedi.

TRABZON DOĞUM ÖNCESİ SANCILARINI YAŞIYOR
Demiryolu, Kanuni Bulvarı, sahilde yapılan çalışmalar ve Çömlekçi'de gerçekleştirilen dönüşümlerin sonrasında Trabzon kenti değerlendiren Koç, "Trabzon şuan doğum öncesi sancılarını yaşıyor. Projeler devam ediyor. Mazisi olanın geleceği de olur. Mazisi belli. Geçmişi olanın geleceği de vardır. Zaman zaman bir durgunluk olur. Trabzon aslında hiçbir zaman durmadı. Trabzon bu ülke sınırlarında her zaman konuşulan bir yerdir. Ama coğrafi yapısı göç vermeye zemin hazırladı.  Ona rağmen kendi içerisinde kendi dinamikleri ile evlatları ile sağlanan başarıların buraya yansıması oldu. Çok daha fazla olabilirmiydi olabilir di. Trabzon’un çehresinin nasıl değiştiğini hep birlikte görüyoruz.  Trabzon’da istihdam ve sanayi noktasında arzu edilen noktaya gelmedi. İnsanların geçimini sağlayabilecekleri imkanlar vardır.  Fındık burada bunun adresi merkezi burası. Rize, Bayburt, Gümüşhane, Giresun bunlar bu şehirle yaşıyor. Fındık ve çay geçim kaynağı oldu, balıkçılık vardı. Zaman içerisinde turizmde devreye girdi. Trabzon her zaman bırakılmış gidilmiş bir yer olmadı. İnsanlar İstanbul’da, Ankara’da yurt dışında yaşıyor bekliyorlar ki Trabzon’a okullar kapansa da gitsek, yaylaya gitsek. Trabzon merkezdir. 20 yılda da çehresi çok değişti. Birçok büyük proje tamamlandığında göç tersine dönecektir, istihdam öncelik olmalı." dedi.

TEK YOLLA KARADENİZ'İN GELECEĞİNİ ŞEKİLLENDİREMEYİZ
"1950’lerde liman yapıldı. Trabzon’un hem lojistik hem de savunma açısından ne anlam ifade ettiğini hem biz hem de o gün ki dostlarımız anlamışlardır, değerinin farkındadırlar. Eksik olan demiryoludur. Biz demiryoluna ulaşamadık ama olacak gibi. Çünkü STK’ların bastıması Ulaştırma bakanlığının güzergah belirleme çalışmaları devam ediyor. Karayolu konusunda da sıkıntımız oldu, sahil yolunun yapılması yıllar aldı. Hepimiz bu şehirde yaşıyoruz. Artık bu yol transit yol  özelliğini kaybetti. Tek yolla hem Trabzon’un hem de Karadeniz’in geleceğini şekillendiremeyiz."

GÜNEY ÇEVRE YOLU YAPILMALI
Güney Çevre Yolu'nu değerlendiren Vehbi Koç, "Trabzon’un geçmişini bugününü ve geleceğini büyüklerimizle konuşuyorum. Burada çok farklı bir coğrafya var. Ben de misafirlerimi sürekli ağırlıyorum. Trabzon herkesin dikkatini çekiyor. İster sosyal olsun, ister kültürel olsun ister ticari olsun insanlar bir bağ oluşturmaya çalışıyor. Anadolu insanın kafasında Trabzon vardır. Bu şehir her gün gündeme gelebiliyor, her gün bir başlık atabiliyor. Trabzon’un 85 Milyon insanın hayatında yeri var karşılığı var. Böyle kaç tane vilayet var. Trabzon’un trafiği sıkıntılı. Yoksa Trabzon’un bu güzellikleri değerlendirilemez. Kanuni Bulvarı pansuman tedavisi oldu. Bölgesel kalkınma planı içerisinde Güney Çevre Yolu yapılmalı. Bu işler bir günde iki günde bitmez ama en azından güzergahı belirlenir. En son ulaştırma bakanımız söyledi. Çevre Yolu’nun ilk etabı yapılıyor. Böyle parça parça yapılır. Önemli olan o güzergahın belirlenmiş olması. Çok sıkışık yerlere öncelik verilir." dedi.

KANAL İSTANBUL PROJESİ GEREKLİ Mİ?
"Kanal İstanbul’a karşı olabilme lüksü dünyada kimse de yok. Yaptıkları ne, bir şeye karşı çıktığınız da ortaya somut deliller koyarsınız. Durum nedir? Bize ne sağlayacak. Bunun dünyadaki anlamı nedir? Neden buna asrın projesi denmiştir? Maddi verilerle birlikte muhataplara dersiniz ki İmamoğlu’nun söylediği gibi “İhanet.”  ihanet sözcüğü bu kadar basit mi. Tehdit dilini kullanamazsınız. Asrın projesi diyoruz. Dünya da benzeri örnekleri var. Süveyş Kanalı 19. Yüzyılda İngilizler tarafından yapıldı ve açıldı. 19. Yüzyılda dünya denizciliğinin hizmetine girmiş oldu. o zamanlarda dünya ticaretine hakim milletler batı milletleri olduğu için kendi işleri daha kolay olsun, zenginlikleri alışverişleri kolay olsun diye açtılar. Panama kanalı 20. Yüzyılın başında Amerikalılar tarafından açıldı. 21. Yüzyıla geldik. Kanal İstanbul 21. Yüzyılda çok büyük işlere imza atmış Recep Tayyip Erdoğan ve arkadaşları tarafından dünyaya kazandırılacak."

Muhalefetin bo konuda itiraz ettiğini belirten Koç, "İtiraz ediyorlar. İtiraz hem içeriden hemde dışarıdan yapılıyor, Bunun maddi bir geliri var mı? Hepiniz takip etmişsinizidir. Türkiye’nin Kanal İstanbul projesi üzerinden Montrö Anlaşmasına uymayacağı ve başımızın ağrıcağı iddiası ile Türk halkına bazı bilgiler sunmaya çalıştılar. Bunun içerisine yeri geldi büyük elçileri diplomatları, subayları soktular. Her kesimden destek aldılar. Ama bu kez tutmayacak. Yalancının mumu yatsıyı bulmadı. Bir seneden fazla milleti bununla oyaladılar, tutmadı. Şimdi slogan olarak bir ihanet diyor biri yaptırmayacağım diyor. Hiçbir tezlerinin arkasında durma şansları yok. O da aynı Montrö’de olduğu gibi yalancı pozisyonuna düşecekler. 5 kişinin 10 kişinin kafasını karıştıralım da ne olursa olsun. Günün sonunda o savundukları tez boşa düşecek." ifadelerini kullandı.

KANAL İSTANBUL MİLLİ BİR PROJE
"Milli proje, Argüman olarak Montrö’yü kullandılar işe yaramadı. Bugün serbest geçiş yolu olarak İstanbul ve Çanakkale Boğazlarında hiç risk yok mu? var. Projeye itiraz edenler “amalı ve fakatlı” da olsa ama derki bunu böyle yaparsak şunu şöyle yaparsak o riski minimize edebiliriz! Diyebilirler mi bunu? Bu saatten sonra bunu demeyecekler. Zerre misali riskin adını koyduktan sonra alması gereken tedbiri söz konusu yaptığı zaman bu sefer olay tamamen İstanbul Boğazında ki serbest geçiş konusu ve İstanbul Boğazı’nın kaç yıl da kaç gemiyi selametli bir şekilde geçireceği noktaya taşımış oluyor. Bunu fark ettiler."

"Eğer güvenlik ve emniyet tedbiri dediğimiz Montrö’de Türkiye’ye bırakılmış boğazların yetkisi ihtiyaca ve zamana göre düzenleme yapıldığında trafikteki bu serbest kavramı kurallara uyma ve bazı tedbirlere uyma kaydı anlamı taşıdığı için bununla ilgili olarak bazı uygulamalar yapıldı. Çift yönlü trafik tek yöne düşürüldü. Çok büyük tonajlı gemiler gündüz saatlerinde özel tedbirler alınarak geçirilmesi kuralı getirildi. Anlaşma imzalandığında nüfusu 500 bin olan İstanbul bugün 20 Milyon’a geldi. İstanbul Boğazında öncelik hakkı İstanbullularındır. Boğazı karadan ayırma şansın yok. Can ve mal güvenliği son derece önemli. Dünyada ticaretinin kesintisiz süreklilik arz etmesi gerekiyor."

BOĞAZDA BÜYÜK BİR RİSK VAR
"Boğazda büyük bir risk var.  Burada yeni bir kanal oluşturulursa yeni yol dünya ticaretine katkı sağlayacak. Pandemiden sonra dünya ticaretinde bir canlanma oldu. Pandemi süreci dünyaya sıkıntılar verdi. Duran bir hayat bir sene 2 sene durduğu zaman ondan sonra bomba gibi patlar.  Bu sene göreceğiz bakalım trafikte ki durum ne olacak. Dünya ticareti Kanal İstanbul’u dört gözle bekliyor. Kanal İstanbul bu imkanı sağlayacak. Meslektaşlarımdan ve projeyle ilgili tüm STK’lardan da arkadaşlarımdan neden susuyorsunuz. Yeterince bu konu ile ilgili görüşünüz mü yok? Kimden korkuyorsunuz. Bu milli bir şey. Bugün susanların yarın öbür gün kendi gemilerinin başına bir şey geldiğinde bunun vicdanı rahatsızlığı hissetmeyecekler mi? Alternatif bir su geçiş yoluna İstanbul’un ihtiyacı vardır. İstanbul’un marka değerini arttıracaktır. İçerisinden su geçen tek şehir olan İstanbul, ikinci bir geçişle bir yıldız daha takacak."

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner25

sanalbasin.com üyesidir