KTÜ Tıp Fakültesi ameliyathanesinde Genel Cerrahlardan Prof. Dr. Serdar Topaloğlu ile 6. Sınıf tıp öğrencisi S. S. arasında geçen krizde öğrenci Topaloğlu'nu başörtüsü nedeniyle ameliyathaneye almadığını iddia etmişti.

Dekanlığa savunma veren Prof, başörtüsü nedeniyle uyarı yapmadığını ameliyathanenin giyim kurallarına aykırı davrandığı için uyarıda bulunduğu savunmasını yaptı. Şimdi gözler KTÜ Rektörlüğüne çevrildi.

Başörtüsünün anayasal bir hak olup olmadığı gündemdeyken.. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dan CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu'na 'başörtüsü' çağrısı gemişken… Erdoğan, “Samimiysen gel anayasa değişikliğini yapalım” demişken… Trabzon’da kamu alanında bir başörtüsü olayı gündeme geldi.

İddiaya göre olayın geçtiği yer Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Tıp Fakültesi ameliyathanesi.

Genel cerrahlardan Prof Dr Serdar Topaloğlu 6. Sınıf tıp öğrencisi S. S.’yi ameliyattan baş örtülü olduğu için kovuyor.

Ameliyata alınmayan S. S.’ye “Bu kıyafetle camiye girersin, oraya git” diye aşağılayıcı kibirli bir dille arkadaşlarının yanında azarladığı önde sürülmüştü. 

Buna karşın öğrenci S., bu şekilde sözleri hak etmediğini bunları söyleyemeyeceğini söyleyerek ameliyathaneyi terkediyor. Ve daha sonra Başhekimliğe şikayet dilekçesi veriyor. Haberlobi’nin ulaştığı tıp öğrencisine şikayet dilekçesini verdiğini söyledi. 
Ardından Kafulluk köşemizde gündeme gelen bu konu hakkında AK Parti Trabzon İl Başkanı Sezgin Mumcu da profesörü eleştirmişti. 

Bu noktadan sonra Dekanlık soruşturma başlattı. Prof Dr Serdar Topaloğlu da soruşturma kapsamında verdiği savunmasında başörtüsü için kimseyi ameliyathaneden atmadığını ameliyathane kuralları konusunda uyarıda bulunduğunu belirtti. 

Savunmasında şu ifadelere yer verdi: 

Rize'de iki kişinin tartışması kanla bitti Rize'de iki kişinin tartışması kanla bitti

“29.12.2022 tarihi, saat 08:10 sularında ilk vakamı almak üzere ameliyathaneye ulaştım. Ameliyat odası girişinde (Ameliyathanenin içindeki odalarda çalışıyoruz) kendisini genel cerrahi stajı yapan öğrenci intern doktor olarak tanıtan meslektaşım ile aramda kısa bir diyalog geçmiştir. Kendisini daha önce tanımadığım gibi ismini dahi bilmemekteyim. K.T.Ü ameliyathane talimatnamesine uygun olarak ameliyathane kıyafeti giyinmediği yönündeki görüşümü kendisi ile paylaştım. Kendisini uyardıktan sonra ameliyata uygun olmayan mevcut kıyafeti ile ameliyat ekibime dahil olamayağını aktardım. Serviste çalışan başka bir intern doktor ile yer değiştirmesini söyledim.  Ameliyat ettiğim hastanın gelişebilecek enfeksiyonlara karşı korunmasında ilgili personelin ameliyathanedeki giyim kuşamı ve davranışları oldukça önem arzetmektedir. Ameliyat odasında da vakalarımın cerrahi sorumlusu olarak bu konu benim gözetimim altındadır. Ameliyat ettiğim hastanın anestezi altında bulunduğu dönemde tüm güvenliği benim sorumluluğum altındadır. Hasta tarafından açılabilecek malpraktis davalarında ana sorumluluk bana aittir. Ameliyathaneye personel girişlerini kontrol etme gibi bir yetkim olmadığı gibi mevzubahis doktor hanımı ameliyathaneden atma gibi bir yetkim de yoktur. Sadece kendi ameliyatımı yaptığım odadan sorumluyum. Bu odada yapacağım ameliyata stajyer veya intern doktor alıp almama inisiyatifi bana aittir. Ben de takdir hakkımı ameliyat kıyafeti, ameliyat kıyafetinin temizliği ve ameliyat kıyafetinin cerrahi yıkanma şartlarına uygun olmadığını gördüğüm ve yara yeri enfeksiyon riskini arttırabileceğini öngördüğüm için almama yönünde kullandım. Olay bu şekliyle vuku bulmuştur. Kaldıki üniversite hastanesi içinde türban takılması yasak değildir. Türbanlı doktor, hemşire ve personelimiz ameliyathane kurallarına uygun olarak çalışmalarını sürdürmektedir. 

Önemle belirtmek isterimki meslek hayatım boyunca kamu hizmetini ifa ederek hastalarımızın iyileştirilmesi amacına hizmet etmiş biri olarak, dil,din,ırk,mezhep ya da ideoloji farklılıklarıyla ne hastamı ne de meslektaşlarımı ötekileştiren bir duruşum olmamıştır. Kaldı ki ameliyathane kurallarına riayet edilmemesi hususu esas alınarak tarafımca ilgili arkadaşa sözlü olarak uyarıda bulunduğum gibi, kişinin başörtülü olup olmaması da şahsım adına aldığım kararda hiçbir etki taşımamıştır. Bu zamana kadar iddiamın doğruluğunu kanıtlar nitelikte pek çok kapsamın da olduğunu söylemek isterim. İlk olarak bu zamana kadar ki ameliyatlarım sırasında pek çok başörtülü meslektaşım ile operasyonda yer almış bulunmaktayım. Kaldı ki olay günü konuşmam sırasında "Sen Kuran Kursuna git." şeklindeki ayrımcı bir konuşma muhtevasının tarafımca yapılmadığını olay günü ameliyathanede yer alan diğer arkadaşlarımızın da destekleyeceği ortadadır. Olay bir örtünme meselesi değil, ameliyathane odasına ve özellikle yıkanarak ameliyata katılma koşullarını yerine getirilememesi sorunudur. Kimsenin sokakta günlük yaşamda kullandığı örtü vb. kıyafetle ameliyata giremeyeceği herkes tarafından bilinmekte, tüm dünya ülkelerinde de titizlikle uygulanmaktadır.
Gerçeğe aykırı beyanda bulunarak sadece bir izlenimle şahsımı karalamaya çalışan ilgili arkadaşa karşı hukuki haklarım saklı kalmak kaydıyla, tarafıma haksız ve mesnetsiz olarak atfedilen suçlamanın gerçeği yansıtmadığı ve hakkımdaki iddianın asılsız olduğu kamuoyuna önemle duyurulur.