TBMM Başkanı Mustafa Şentop, G20 Parlamento Başkanları Toplantısı’nda "Efektif Parlamento ve Etkili Demokrasi" konulu toplantının 3. oturumunda yaptığı konuşmada, "Parlamentolarımız ulusal konularda olduğu kadar uluslararası alanda da etkin olmalıdır" dedi.

Hayriye Nurcan Yazıcı yazdı: İttifaklara: 'İş birliği kazanmaktan önce gelir' Hayriye Nurcan Yazıcı yazdı: İttifaklara: 'İş birliği kazanmaktan önce gelir'

TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Endonezya'da temaslarına devam ediyor. Şentop, G20 Parlamento Başkanları Toplantısı’nda "Efektif Parlamento ve Etkili Demokrasi" konulu toplantının 3. oturumuna katıldı. Şentop yaptığı konuşmada, "Hangi standartlar, kriterler veya değerlerle yönetildiği belli olmayan, temel amaçları karlarını maksimize etmek olan şirketlerin doğru ve etkin bir şekilde regüle edilmemesi, denetlenmemesi de dünya çapında demokrasiler için büyük bir tehdit teşkil ediyor. Bu konuda uluslararası ortak standartların ve kontrol mekanizmalarının hayata geçirilmesi için adım atmakta daha fazla gecikmemeliyiz" ifadelerini kullandı.

Meclis Başkanı Şentop, dünyanın hızlı küreselleşmesinin, beraberinde insanlık için önemli kazanımları sağladığı gibi yine çözülmesi gereken yeni sorunları da getirdiğini belirterek, bazı çok uluslu şirketlerin, sahip oldukları finansal kaynaklar sayesinde ulus devletlerin ekonomik yetkilerini bir anlamda ele geçirme gayretine girebildiğini söyledi. Küreselleşme ile tüm dünyaya aşırı bir tüketim kültürünün dayatıldığını söyleyen Şentop, israfa dayanan sosyo-ekonomik yapıların inşa edilmeye çalışıldığını vurgularken, küresel ekonomik sistemin, demokratik bir toplumda yurttaşlığın görev ve sorumluluklarını ikinci plana atarak, vatandaşlık ve ortak kimlikleri aşındırdığını, insanların apolitikleştiği, yalnızlaştığı ve sadece daha fazla tüketebilme odaklı kararlar aldığı bir durumla karşı karşıya kalındığını bildirdi.

Karşı karşıya olunan yeni ekonomik yapının kimi aktörlerinin, hukuk ve siyaseti yeni zorluklarla yüzleşmek zorunda bıraktığını da belirten Meclis Başkanı, "Bu aktörler, sınır aşan sermayeleri ile hukuki sorumluluklardan kaçınarak herhangi bir siyasi sorumlulukları veya demokratik meşruiyetleri olmadığı halde karar alma ve politika oluşturma süreçlerinde ulus devletlerden daha etkin olmaya çalışıyorlar. Bu durumun, hem ulusal hem uluslararası düzeyde adil bir dünya arayışına, özgürlüklere ve demokrasilere karşı giderek şiddetlenen bir meydan okuma niteliği taşıdığını da ifade eden Şentop, tüm bu unsurların, demokrasinin geleceği açısından endişe verici bir olgu olarak karşımızda durduğunu belirtti.

Şentop bu noktada Parlamentolara önemli görevler düştüğünü belirterek, "Parlamentolarımızı, bir yandan ticaret ve ekonomik aktiviteleri kolaylaştırır ve teşvik ederken diğer taraftan kurallara dayalı, öngörülebilir, tek taraflı yaptırımların silah olarak kullanılamadığı, sözleşmelerin keyfi bir şekilde bozulmayacağı bir sistemi tesis edecek şekilde mevcut düzenlemeleri ve kurumları gözden geçirmesi gerekiyor. En önemlisi, insanları sağlıklı bir siyasi zeminde buluşturmak, bilinçli seçmenler olarak demokratik haklarını kullanmaya davet etmek için biz parlamenterlere de sorumluluklar düşüyor. Bugün dünyamız halihazırda oldukça zor bir dönemden geçiyor. Bununla beraber sosyal medya platformları, dezenformasyon ve yalan haberlerin de eşi görülmemiş bir hızda yayılmasına sebep oluyor. Dezenformasyon ve yalan haberlerin küresel ölçekte devlet ve devlet dışı aktörler tarafından hasımlarına karşı kullanılması demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan haklarını tehdit eden bir sınama olarak karşımıza çıkıyor. Üstelik bu platformları yöneten çok uluslu şirketler neyin ifade özgürlüğü, neyin nefret söylemi, neyin dezenformasyon olduğuna kendileri karar veriyor. Hangi standartlar, kriterler veya değerlerle yönetildiği belli olmayan, temel amaçları karlarını maksimize etmek olan bu şirketlerin doğru ve etkin bir şekilde regüle edilmemesi, denetlenmemesi de dünya çapında demokrasiler için büyük bir tehdit teşkil ediyor. Bu konuda uluslararası bağlayıcı ve ortak standartların ve kontrol mekanizmalarının hayata geçirilmesi için adım atmakta daha fazla gecikmemeliyiz" dedi.

Şentop, sorunların yine demokratik değerler ve pratikler sayesinde aşabileceğine değinerek, "Ulusal seviyelerde atılacak adımları da bu standartlarla uyumlaştıracak ve buradan elde ettiğimiz tecrübe ve iyi yönetişim örneklerini yine parlamenter diplomasi kanalları ile birbirimize aktarmak cömert davranmak zorundayız. Ulusal hukuk düzenlerini tanımak istemeyen kendi kurallarını kendi koymak isteyen çok uluslu medya şirketlerine karşı uluslararası sözleşmelerle etkili ve güçlü bir hukuki düzenleme alanı oluşturmak mecburiyetindeyiz. Kısacası, karşı karşıya olduğumuz sorunları yine demokratik değerlerimiz ve pratiklerimiz sayesinde aşabiliriz. Dolayısıyla demokrasilerimizin içerisinde bulunduğumuz bu sorunların muhatabı ve bu sorunların üstesinden gelebilecek birinci aktör temsilcileri olduğumuz parlamentolardır. Karşı karşıya kaldığımız yeni meydan okumalara karşı parlamentolarımız daha müteyakkız, proaktif ve etkin adımlar atabilir hale gelmelidir" şeklinde konuştu.

Şentop Parlamentoların demokrasilere yönelen tehditleri tespit etmek ve bu konularda diplomasi kanallarını kullanarak uluslararası iş birliğini teşvik etmek durumunda olduğunu vurgulayarak, "Parlamentoların gücü ve etkinliği, demokrasilerimizin kalitesi ve direnci üzerinde doğrudan etki etmektedir. Zira parlamentolar demokrasinin temel taşıdır. Demokrasiye katkıda bulunmaları ve halkın isteklerini karşılamaya yardımcı olmalarını sağlamak için parlamentoların güçlendirilmesi huzurlu toplumlar yaratmanın da anahtarıdır. Parlamentolarımız ulusal konularda olduğu kadar uluslararası alanda da etkin olmalıdır" dedi.