Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, “Yargılamanın tüm aşamalarında, tüm hakimlerin, siyasi saiklerle karar verdiklerini iddia etmek, yargı kurumlarımızla birlikte, devletimize ve milletimize yöneltilmiş birer bühtandır” dedi.

BBP Genel Başkanı Destici, TBMM’de basın toplantısı düzenledi.

Bilim Kurulu’nun dün yapılan toplantısına değinerek, “Dünkü kararlarla, normalleşme yönünde önemli ve büyük bir adım atmış olduk. Hastalığın görüldüğü günden bu yana, özellikle ekonomimiz büyük bir tahribat yaşadı. Dünya genelinde, pandemi kaynaklı tedarik zincirindeki aksaklıklar devam ediyor ve Rusya Ukrayna savaşı, mevcut durumu daha da ağırlaştırıyor. Bununla birlikte, Türkiye’nin ‘kendi kendine yetme’ potansiyelinin akılcı kullanımıyla, tüm zorlukların üstesinden gelebiliriz” ifadelerini kullandı.

Pençe Kilit harekatına değinen Destici, “Ülkemizin terörle mücadelesi, ‘askeri’ ve ‘siyasi’ alanlarda devam ediyor. Türk Silahlı Kuvvetlerimizin sürdürdüğü Pençe Kilit Harekatı’nı dikkatle izliyoruz. Ülkesine, milletine, devletine bağlı her Türk vatandaşı gibi, terörün kaynağında yok edilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Ne pahasına olursa olsun, hainlerin tümü etkisiz hale getirilene, tek bir terörist kalmayana kadar, mücadeleye ara verilmeden devam edilmesini temenni ediyoruz. Bildiğiniz gibi, Pençe Kilit Operasyonu Bölgesinde, teröristlerin roketatar saldırısı sonucu 3 askerimiz şehit oldu. Operasyonda görev yapan, evlatlarımız, Sözleşmeli Er Fırat Canlı, Sözleşmeli Uzman Er Doğukan Korkmaz ve Piyade Sözleşmeli Er Yunus Kalkan’a; yine operasyonun ilk günlerinde şehit olan, Piyade Teğmen Bekir Can Kerek, Piyade Uzman Çavuş Kubilay Çon, Piyade Uzman Çavuş Furkan Gök kardeşlerimize ve Fırat Kalkanı Harekat bölgesindeki Mare Soran’da, terör örgütü PKK/PYD’nin kontrolündeki bölgeden atılan roket sonucu Özel Harekat Polisi Aytaç Altunörs’e; Cenab-ı Allah’tan rahmet, ailelerine, yakınlarına, Türk Silahlı Kuvvetleri’mize ve milletimize, şahsım ve camiam adına sabır ve başsağlığı diliyorum” şeklinde konuştu.

Gözden kaçırmayın

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik: Türkiye ile BAE ilişkilerine dair beyanları partimizin görüşlerini yansıtmamaktadır AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik: Türkiye ile BAE ilişkilerine dair beyanları partimizin görüşlerini yansıtmamaktadır

24 Nisan Ermeni soykırımı iddialarına ilişkin Destici, “Milletimize yönelik asılsız soykırım iddiaları, ihanet içinde olmayan hiçbir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı için tartışılacak bir husus değildir. ‘Soykırım’ hukuki bir kavramdır ve tehcir, hiçbir yönüyle, iddialara mesnet olması gereken hukuki şartları taşımamaktadır. Tarihsel anlamda da ‘soykırım’ iddiaların herhangi bir gerçekliği yoktur. Konu, ilk günden beri olduğu gibi, Türkiye’yi etkisizleştirme çabasına bir enstrüman uydurma gayretidir. Bu provokasyona alet olan herkes, Türkiye aleyhindeki tertiplerin bir parçasıdır. Bu ihanet çetesinin üyeleri, her gün, Meclis’imizi yeni bir ihanete alet etme gayretine girişiyorlar. Hepimiz biliyoruz ki, terör örgütlerinin, terör örgütlerinin sözcülüğünü yapanların; kamu imkanlarını, siyaseti, Gazi Meclis’imizi bir propaganda aracı olarak kullanmaları, iç hukuka da uluslararası hukuka da insan haklarına da aykırıdır” diye konuştu.

Destici şöyle konuştu:
“Başta CHP olmak üzere, her fırsatta Cumhuriyetin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ismini siyaset malzemesi yapanların, Garo Paylan’ın ve Sezgin Tanrıkulu’nun ülkemize, milletimize, Cumhuriyete ve Atatürk’e hakaretlerine verecekleri karşılığın ne olacağını merakla beklediğimizi tekrar soruyorum. Konuyla ilgili utanç verici açıklaması nedeniyle Ali Babacan’ı ayrıca kınıyorum. PKK’ya şirin görünmek için; açıldığı gün Meclis’i Mebusan’ın gündemiyle çalışmalarına başlayan Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni; az önce ifadelerini okuduğum Cumhuriyetimizin Kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü; Cumhurbaşkanlığı Forsu’nda bulunan 16 yıldızdan biri olan Osmanlı İmparatorluğu’nu yok sayan, inkar eden, istismarcı ve oportünist siyasete, milletimizin hak ettiği cevabı vereceğine inanıyorum. Dünyanın her yerinde, her gün yeni katliamlara, soykırımlara imza atan ABD’nin ve ABD Başkanının, milletimizin şerefli tarihine dil uzatmasının iki yüzlülük olduğunu ifade ederek lanetliyorum.”

Ukrayna savaşıyla, dünyanın yeniden bir soğuk savaş iklimine girmesinin, ABD’nin, Çin’e yönelik bir hamle olarak Japonya ve Avustralya’yı silahlandırmaya çalışmasının dünya barışını ciddi ölçüde tehdit etiğine rdikkat çeken Destici, “Özellikle, nükleer silahların bu ölçüde yaygın olduğu bir dünyada, bahsettiğimiz riskli adımların, oyun oynarmış gibi pervasızca atılması, uluslararası dengeler üzerinde bizi yeniden düşünmeye mecbur kılıyor. Türkiye’nin bölge ve dünya barışı için tarihi bir misyon üstlendiği günlerde bile; batı ülkelerinin Rusya’ya uyguladıkları yaptırımlardan daha yoğun bir gayret ve konsantrasyonla, Türkiye’de ‘iktidar değişikliği’ gerçekleştirmeye çalışmalarını, bir uluslararası plandan ayrı düşünemeyiz. Bu uluslararası planın, Türkiye’nin menfaatleri düşünülerek kurgulandığı kanaatinde ise asla değiliz” ifadelerini kullandı.

Destici, Gezi davasına ilişkin olarak, “Gezi Olayları ile ilgili mahkemenin verdiği kararlar, Türkiye’de, siyaset ve hukuk üzerinde, genel olarak da Türkiye Cumhuriyeti üzerinde bir baskı unsuru haline getirilmeye çalışılıyor. Mahkeme tarafından verilen kararla ilgili herhangi bir hukuki değerlendirmede bulunmayacağım. Bununla birlikte, kararın bir provokasyon aracı haline getirilmeye çalışıldığını net bir şekilde görüyoruz. Bu nedenle, hukuki süreç ve kararla ilgili, kamuoyunun bilgilendirilmesinin, gerçekleştirilmeye çalışıldığını gördüğümüz istismar ve provokasyonun önüne geçilebilmesi için gerekli olduğunu düşünüyorum. Kamuoyunun bilgilendirilmesi, içerideki tartışmaların sona erdirilmesinin yanında, uluslararası alanda Türkiye’yi zor duruma düşürme amaçlı gayretlere fırsat verilmemesi açısından da faydalı olacaktır. Kişisel olarak, Türk devletinden, Türk yargısından, Türk hakimlerinden en ufak bir şüphe ve endişe duymuyorum. Yargı sistemimiz, bünyesinde, yargılama esnasında meydana gelebilecek hataları önleyecek mekanizmaları barındırıyor zaten. Yargılamanın tüm aşamalarında, tüm hakimlerin, siyasi saiklerle karar verdiklerini iddia etmek, yargı kurumlarımızla birlikte, devletimize ve milletimize yöneltilmiş birer bühtandır” dedi.