CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlarla gazeteci Fatih Altaylı’ya yüklendi. Kemal Kılıçdaroğlu, “Alo Holdinglerin” medyası bana ders vermeyi bıraksın, ateş olsalar cürmü kadar yer yakarlar. Bu böyle biline” dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlarla gazeteci Fatih Altaylı’ya yüklendi. Kemal Kılıçdaroğlu, “Haksızlıklar karşısında kalemini dahi oynatmayan, televizyonlarda konuşmayan, “Alo Holdinglerin” medyası bana ders vermeyi bıraksın, ateş olsalar cürmü kadar yer yakarlar. Bu böyle biline” dedi.

Fatih Altaylı, Habertürk gazetesindeki bugünkü yazısında Cumhurbaşkanı adaylığı için ismi geçen Kemal Kılıçdaroğlu'nu CHP kitlesinin bile sindiremediğini ifade ederek seçimin kaybedilmesi durumunda ise CHP seçmeninin parti binasını yerle bir edeceğini söylemişti.

CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun paylaşımları şöyle:

“ALO HOLDİNGLERİN MEDYASI”

“Bir grup konuşmamda söylediğimi yeniden hatırlatma ihtiyacı duydum. Bu sefer daha net söyleyeyim… Son zamanlarda kerameti kendinden menkul bazı kişiler bir anda muhalif yazar oldular. 20 yıllık yandaşlıktan sonra, bir baktık oluvermişler işte.

Bunların bazıları köşe yazarı, bazıları araştırmacı formatında önümüze çıkıyorlar; muhalefet nasıl yapılır, kelle koltukta mücadele eden bana öğretmeye kalkıyorlar. Defalarca suikast teşebbüsüne uğramış bana, köşelerinde ders vermeye kalkıyorlar.

Şunu çok iyi bilsinler ki biz daha ölmedik. Onların da ne olduğunu gayet iyi biliyoruz. Haksızlıklar karşısında kalemini dahi oynatmayan, televizyonlarda konuşmayan, “Alo Holdinglerin” medyası bana ders vermeyi bıraksın, ateş olsalar cürmü kadar yer yakarlar. Bu böyle biline.”

FATİH ALTAYLI NE YAZMIŞTI

Fatih Altaylı’nın CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanı adaylığıyla ilgili yazısı şöyle:

Sevgili okurlar, aylar önce şöyle yazdım:

“Elbette CHP’nin ya da altılı masanın kimi, nasıl aday göstereceğine karışmak hakkımız değil.

İbrahim Kalın yanıtladı: Suriye ile siyasi diyalog kurulacak mı? İbrahim Kalın yanıtladı: Suriye ile siyasi diyalog kurulacak mı?

Ama 2 yılı aşkın bir süredir tekrarladığımı bir kez daha yazayım, söyleyeyim.

Kemal Bey, CHP içindeki bir grubun, bir kliğin adayı olabilir.

Hatta parti teşkilatı da Kemal Bey’in adaylığını isteyebilir.

Adı üstünde teşkilat.

Deniz Baykal genel başkan olsa onu ister, ben olsam beni.

Peki halk ister mi!

İyi Partililerin kaçta kaçı ister, Saadetlilerin kaçta kaçı ister, Demokratların, DEVA’lıların, Geleceklilerin kaçta kaçı!

Bırakın onları bir kenara mecburen oy verecek bile olsa CHP’lilerin kaçta kaçı ister Kemal Kılıçdaroğlu’nu aday olarak görmeyi?

CHP’nin tamamı istese, biraz da merkez sağdan gelse alacağı oy Muharrem İnce’nin 3 üstüdür, bilemedin 5 üstüdür.

Konunun da öyle Alevilikle, Sünnilikle alakası yoktur.

AK Parti çok yıpranmış olabilir, ekonomik kriz çok kötü vuruyor ve vuracak olabilir.

Ama olmaz.

Tüm CHP kitlesinin bile tam olarak içine sindiremediği bir Kemal Kılıçdaroğlu’nu, Türkiye’nin içine sindiremezsiniz.

İstanbul mitingine 2 milyon kişi toplasınız da fark etmez.

Yapılması gereken şey, aday belirlemeden önce çok geniş ve güvenilir bir anket yapmak ve onun sonucuna göre doğru adayı, elbette Cumhuriyet’in kurucu ilkelerine de bağlı kalarak belirlemektir.

Ama şunu çok açık söyleyebilirim.

Yanlış adayla gidilecek bir seçimin kaybedilmesi halinde CHP diye bir parti kalmayacaktır.

Bu seçim genel merkez hatasından kaynaklanan bir nedenle kaybedilirse, emin olun CHP seçmeni CHP binasını yerle bir eder.

Altında sadece siz kalmazsınız.”

Ve yine aylar önce şöyle dedim:

“İktidarın seçim kazanacak hali yok. Ama CHP’nin seçim kaybedecek bir hali var.”

Bugün CHP içinden birileri, CHP seçimi kaybetsin, altılı masa dağılsın diye ciddi bir uğraş içine girmiş gibi görünüyor.

Onlar bunu “ilkesel duruş” adı altında pazarlamaya kalkabilirler.

Ancak vatandaşın bakışı pek öyle değil.

Pek çok kişi, bunların iktidar ile iş tutmaya çalıştığını, iktidardan nemalanmak üzere içinde bulunduğu muhalefeti yıpratma görevi üstlenen köstebekler olduğunu, bunların özellikle bazı ilişkileri, kimi kaçak bazı işadamlarıyla bağlantıları nedeniyle iktidar tarafından ele geçirildiğini düşünüyor.

Peki böyle bir şey mümkün müdür!

Olduğunu kanıtlayamam ama mümkün değildir de diyemem.”