İYİ Parti Ankara Milletvekili İbrahim Halil Oral, geçtiğimiz ay CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanlığı adaylığı üzerine yaptığı açıklamanın çarpıtıldığını belirterek, “Türkiye’nin bir gerçeği var. Bizim milletimizin yüzde 60’ı, 70’i mütedeyyin, dini hassasiyeti yüksek demokratik, laik bir sisteme iman etmiş, inanmış bir toplumuz. Bu sistemde kim aday olursa milletimizin bu konudaki hassasiyetini gündeme getirmek üzere ben Kılıçdaroğlu’nun o konusunu gündeme getirmiştim” dedi.

AK Parti Sözcüsü Çelik'ten, CHP'li Kaftancıoğlu'na tepki: Demokrasi düşmanlığı budur AK Parti Sözcüsü Çelik'ten, CHP'li Kaftancıoğlu'na tepki: Demokrasi düşmanlığı budur

İYİ Parti Ankara Milletvekili İbrahim Halil Oral, memleketi olan Bitlis’in Ahlat ilçesinde partililer ve hemşehrileriyle bir araya gelerek bayramlaştı.

İYİ Parti Ahlat İlçe Başkanlığı tarafından ilçenin Selçuklu Çarşısı’ndaki bir çay bahçesinde düzenlenen programda Oral, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bu memleketin bir evladı olduğunu belirten Oral, “Kim bu memlekete halisane niyetle bir çivi çakmışsa ona hizmet etmek için hepimiz amadeyiz. Tüm ecdadımız bu mübarek topraklarda yatıyor. Genel başkanımızın Ahlat’ı ziyaretinden sonra ülkeyi yöneten iktidar yüzünü ve gönlünü Ahlat’a çevirdi. İktidarımızın da yapmış olduğu hizmetlerden dolayı teşekkür ediyorum. Bu hükümet döneminde devletin yüzünü, gönlünü, hizmetini ecdadımızdan bize miras kalan bu mübarek topraklara dönülmesine vesile olmak üzere başlangıçta dediğim gibi MHP Genel Başkanı, AK Parti Genel Başkanı ve beraber çalışmaktan gurur duyduğum Meral Akşener Hanımefendiye Ahlatlılar adına devletimizin yüzünü ve gönlünü buraya çevirmesine vesile oldukları için Ahlat’ın bir evladı olarak teşekkür ediyorum” dedi.

AW669264_02

“Milletimizin endişelerini yerine getirmek üzere o gün sözümü söylemiştim”
Bir gazetecinin sorusu üzerine CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanlığı adaylığı üzerine geçen ay yaptığı açıklamanın detaylarını anlatan Milletvekili Oral, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Benim eğitimim insanların ırkının, insanların mezhebinin, insanların hangi ırktan olduğunun hesabını bizim görme yetkimiz yok. Kimin Kürt olduğu, kimin Türk olduğu, kimin alevi olduğu bizim elimizde midir? Hayır. Bizim elimizde değil. Allah bizi öyle yaratmış bizde onu insan olarak kabul etmez isek Allah’ın bizden hesabını soracağını inanan bir kardeşinizim. Ben bir sosyolojik analiz yaptım, sosyolojik tahlil yaptım. Benim bu vazifemdir. Ben niye 50 yıldır beraber yürüdüğüm, beraber yürümekten onur duyduğum arkadaşlarımı bırakarak bu partide yer aldım. Eğer ben sözümü söylemeyeceksem bu yanlıştır. Ben o zaman için şöyle söyledim; artık Türkiye’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın süresi bitti. Bütün samimiyetimle söylüyorum karşısında kim olursa olsun. Kimi çıkarırsa o demokrasiye, hürriyete, özgürlüğe, insan haklarına ne kadar insan için onurlu meziyet varsa hepsinin birlikte mücadelesini veren 6’lı masa çok kıymetli kardeşlerimizden 6 siyasi partinin genel başkanının birlikte hareket etmesinden kaynaklanıyor. Kimi aday gösterirlerse göstersinler biz o mücadeleye destek vereceğiz. Çünkü bizim hedefimiz tek adam rejimine son vermek. Biz Tayyip Erdoğan’a karşı değiliz. Tayyip Erdoğan’ın gündeme getirdiği tek adam rejimine karşıyız. Bu millet demokrasiye aşıktır. Yüz yıllık bir geleneğimizdir bizim parlamenter demokratik sistem. Parlamenter demokratik sisteme geçerken eğer Kılıçdaroğlu veya kim olursa olsun ben Kılıçdaroğlu’nun Aleviliğini gündeme getirecek kadar Allah’ın dinine, Allah’ın bize emrettiklerine karşı olacak kadar bilgisiz miyim? Ama Türkiye’nin bir gerçeği var. Bizim milletimizin yüzde 60’ı, yüzde 70’i mütedeyyin, dini hassasiyeti yüksek demokratik, laik bir sisteme iman etmiş, inanmış bir toplumuz. Bu sistemde kim aday olursa milletimizin bu konudaki hassasiyetini gündeme getirmek üzere ben Kılıçdaroğlu’nun o konusunu gündeme getirmiştim. Halbuki kim ne olursa olsun bizim milletimize ait olan hassasiyetimiz insanın kendi iradesiyle yapacağı şeylerden sorumludur hükmünü bilen bir kardeşinizim. Bu vesileyle Kılıçdaroğlu aday olursa, Kılıçdaroğlu 6’lı genel başkan tarafından aday gösterilirse ben ona oy vereceğimi de söylemiştim. Hemen arkasından ben o açıklamam çarpıtıldığı için Kılıçdaroğlu’ndan bir randevu talep ettim. O gün Ordu’daydı bir gün sonra kendisiyle görüştüm. Büyük alimlerden birisinin çok güzel bir sözü var. ‘İnsan bilmediği şeyin düşmanıdır’. Bilmediğimiz şeyi savunamayız. Bilmediğimiz şeyi söyleyemeyiz. İnsanın yüreğini bilmek lazım. Hani Yunus’un ‘Kalıbını bırak, kalbine dön’ dediği gibi bende milletimizin teveccühünü, milletimizin endişelerini yerine getirmek üzere o gün sözümü söylemiştim. Ama o sözüm 15 gün önce televizyonda yayınlanmıştı. Ama o gün o proje yapılması lazımdı. Bende Kılıçdaroğlu’dan randevu istedim sağ olsun ertesi gün bana randevu verdi. Gittim Kılıçdaroğlu’ndan Alevi kardeşlerimizi incittiğim için ben ondan helalleşmek için gittim. Ama dedi ki ‘Milletvekilim siz hiç yorulmayın, üzülmeyin. Biz sizin kalbinizi ve niyetinizi biliyoruz. Siz hiç merak etmeyin ben sizin niyetinizi biliyorum’ diyerek beni teselli etti. Onun için bu mesele tamamen yanlış anlaşılmaydı ve Allah’a şükürler olsun ki konu netleşti ve problemde bitti” diye konuştu.