Dönmez, yılda ortalama 4 kez inceleme yapıldığını belirtti. Amasra'daki denetim tarihini paylaşan Dönmez, "Teknik ve idari düzenlemelere aykırı husus tespit edilemedi" dedi.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) milletvekillerini Türkiye Taş Kömürü (TTK) Amasra Taş Kömürü İşletme müessesesinde 14 Ekim’de meydana gelen grizu patlamasına ilişkin bilgilendirdi.

Bakan Dönmez, meclis kürsüsünde yaptığı konuşmasında, ilgili prosedürleri ve düzenlemeleri paylaşarak, ortaya atılan 2017 ve 2019 yılları Sayıştay raporlarında yer alan solunabilir ve patlayabilir toz ile mücadele başlığı altındaki hususların dikkate alınmadığı iddiasını, Soma ve Ermenek kazalarından sonra mevzuattaki düzenlemelere istinaden TTK’de iyileşmeler yapılmadığına dair iddiaları, Sayıştay raporunda yer alan “Kurum degaj yönergesi yükümlerinin titizlikle uygulanması gerekmektedir” ifadesini, delme ve patlamaya dair ortaya atılan iddialara ve maden ocağının patlayacağı iddialarını ele aldı.

"Denetimlerde aykırılık yok"
Bakan Dönmez, TTK Amasra müessesesinin bu yıl yapılan dördüncü denetiminin 21-27 Ağustos tarihleri arasında yer altı uzmanları tarafından yerinde gerçekleştirildiğini belirterek, bu denetimlerde teknik ve idari düzenlemelere aykırı bir husus tespit edilmediğini söyledi.

“Olayın tüm boyutları ile açıklığa kavuşması için gerekli her türlü desteği ilgili denetim birimlerine vereceğiz”
Kazanın ardından başlatılan adli ve idari soruşturmalar üzerine konuşan Bakan Dönmez, “Kazanın meydana geldiği ilk andan itibaren Bartın Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 6 savcı görevlendirilmek suretiyle adli soruşturma başlatılmıştır. Bakanlığımız ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından ayrıca idari-teknik soruşturma ve denetimler başlatıldı. Olayın tüm boyutları ile açıklığa kavuşması için gerekli her türlü desteği ilgili denetim birimlerine vereceğiz” dedi.

“Sayıştay raporu iddialarına ilişkin ölçümler ve kontroller tam yapılmakta ve mevzuatta belirtildiği seviyede tutulmaktadır”
Kazanın yaşandığı ilk dakikalarda Sayıştay raporlarının gündeme getirildiğini söyleyen Dönmez, “Konu ile ilgili bilerek ya da bilmeyerek ortaya atılan iddialara açıklık getirmek istiyorum. 2017 ve 2019 yılları Sayıştay raporlarında yer alan solunabilir ve patlayabilir toz ile mücadele başlığı altındaki hususların dikkate alınmadığı iddiası ortaya atılmıştır. Bu iddiaya ilişkin ölçümler ve kontroller tam yapılmakta ve mevzuatta belirtildiği seviyede tutulmaktadır” dedi.

“50 kalemde gerek bireysel gerekse sahaya yönelik iyileştirmeler yapıldı”
Soma ve Ermenek kazalarından sonra mevzuattaki düzenlemelere istinaden TTK’de iyileşmeler yapılmadığına dair iddialara ilişkin konuşan Dönmez, şunları kaydetti:

“Tüm müesseselerde bulunan toplam 200 kilometrelik yer altı açıklıklarında hayat hattı tesis edildi. Yer altı ferdi kurtarıcı maske değişim istasyonları kuruldu. Tüm iş süreçleri için risk değerlendirme yükümlülüğü getirilmiş, bu husus kurum tarafından titizlikle takip edilmiştir. Yer altında metan, oksijen, karbonmonoksit, hidrojen sülfür, sıcaklık ve hava hızını ölçen sensörlerin bulunması zorunluluğu da getirilmiştir. Ayrıca bağımsız çalışan her ekipte en az bir adet seyyar gaz ölçüm cihazı da bulunmaktadır. Ayrıca, konveyör haberleşme ve acil ikaz sistemi, tahlisiye cihazı, el tipi sıcaklık ve basınç ölçer, çoklu gaz analiz seti, merkezi gaz izleme sistemi, ana nefeslik aspiratör sistemi, kişisel oksijen maskeleri, basınç teneffüs istasyonları, otomatik yangın söndürme sistemleri burada daha sayamayacağım 50 kalemde gerek bireysel gerekse sahaya yönelik iyileştirmeler yapıldı. Yer altındaki bütün çalışma alanlarının hava giriş-çıkışını kontrol etmek amacıyla altılı sensörler tesis edilmiştir. Bu sensörler, her müessesemizde bulunan merkezi gaz izleme birimlerinden takip edilmektedir. Verilerden herhangi birisinde uyuşmazlık olması durumunda de birbiri ile teyit ediliyorlar.”
Sayıştay raporunda yer alan “Kurum degaj yönergesi yükümlerinin titizlikle uygulanması gerekmektedir” ifadesini ele alan Dönmez, “Sayıştay’ın bulguları arasında yer alan kurum degaj yönergesine de aynı şekilde riayet edilmektedir. 2022 yılı içerisinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı iş denetçilerinde kurum iş yerlerinde tam 26 denetim yapılmış olup bunun 4 tanesi Amasra Taş Kömürü İşletme Müessesesi yer altı iş yerlerinde gerçekleştirilmiştir. Bakanlığımıza bağlı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü görevlilerince kurum iş yerlerinde 45 denetim yapılmış olup bunun 7’si aynı yerde gerçekleştirilmiştir” dedi.

“İş sağlığı ve güvenliği denetçileri tarafından herhangi bir tespitte bulunulmamıştır”
Dönmez, şöyle devam etti:

“Sayıştay raporlarında bahsedilen hususlarla ilgili olarak aslında denetime yetkili olan MAPEG denetçileri ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı iş sağlığı ve güvenliği denetçileri tarafından herhangi bir tespitte bulunulmamıştır. Kazanın olduğu gün Sayıştay raporlarındaki ifadeler çarpıtılarak, kömürün içerisinde yer alan metan gazı miktarı çalışılan ortamdaki havada yüksek metan gazı tespit edildi şeklinde de lanse edildi. Söz konusu ifade, o gün de açıklandığı gibi tamamen yanlıştır. Kömürün içindeki metan miktarı ile ocaktaki havalandırma içerisindeki metan oranı birbirinden farklı konulardır. Grizu patlamaları, kömürdeki metan miktarı değil, ortamdaki hava içerisindeki metan yüzdesi ile ilgilidir. Adı geçen raporlar, TBMM KİT Komisyonu’nda da görüşülmüş ve ibra edilmiştir.”
Delme ve patlamaya dair ortaya atılan iddiaları ele alan Dönmez, dünya genelinde yürütülen madencilik faaliyetlerinin birçoğunda delme ve patlatma yönteminin kullanıldığını ve işin gereği olarak minimal seviyede ve kontrollü olarak Türkiye’de de teknik düzenlemelere riayet edilerek uygulandığını savundu.

Ömer Şen yazdı: 'Trabzon'u Seviyorsanız...!' Ömer Şen yazdı: 'Trabzon'u Seviyorsanız...!'

“Hiçbir endişeniz olmasın, en ufak bir ihmal varsa gereği yapılacak”
Bakan Dönmez, maden ocağının patlayacağı iddialarına ilişkin, şunları söyledi:
“Maden ocağının patlayacağı iddialarına da açıklık getirmek istiyorum. Yer altı tüm çalışma alanları ve giriş-çıkış havalarında metan, oksijen, karbondioksit, karbonmonoksit, hidrojen sülfür, sıcaklık ve hava hızı ölçümleri ile 24 saat boyunca sürekli izlenmekte, bilgiler de kayıt altına alınmaktadır. Yani o işletmemizde aynı uçaklarda olduğu gibi kara kutumuz var. O ana kadar gerçekleşen tüm ölçümler, aşağı ve yukarıdaki görevlilerin arasındaki her türlü telsiz ve telefon konuşması kayıt altında. Bunların hepsi de incelemeye ve denetime tabi olacak. Hiçbir endişeniz olmasın, en ufak bir ihmal varsa gereği yapılacak.”

“Yönetmeliğine göre, ortamda yüzde 1 oranında metan bulunması durumunda patlatma yapılmaz”
Havadaki metan gazı oranını yüzde 5 ile yüzde 15 arasındaki olmasının, en ufak bir kıvılcım benzeri ısı kaynağı ile temas etmesi halinde grizu patlamasının meydana geldiğini ifade eden Dönmez, “Yani üç şey bir arada olursa patlama oluyor. Klasik olarak yanıcı madde yani metan, diğeri hava, diğeri ise yakıcı madde yani ısı kaynağı. Ayrıca şu hususları da belirtmek isterim ki iş sağlığı ve güvenliği yönetmeliğine göre, ortamda yüzde 1 oranında metan bulunması durumunda patlatma yapılmaz. Yüzde 1,5 metan varsa emniyet amaçlı elektrik kesilir, yüzde 2 metan bulunması durumunda ise madenciler çalışma ortamından tahliye edilir. Gaz izleme sensörleri ile de ortamdaki gaz belirli değerlerin üzerine çıktığında sesli ve ışıklı alarm verilecek çalışanlar uyarılmaktadır. TTK Amasra müessesesine kurulan sensörlerle metan oranı yüzde 1,5 değerine ulaştığında hem merkezi gaz izleme sisteminde hem de yer altındaki sistemde sarı ışık yanmakta ve sesli uyarı vermektedir. Akabinde merkezi gaz izleme birimi tarafından ilgili birimler telefonla bilgilendirilip sistem takibe alınmaktadır. Metan oranı yüzde 2 değerini bulduğunda yer altındaki sistemdeki ve yer üstündeki merkezi gaz izleme ünitesinde kırmızı alarm devreye girer ve hemen acil durum prosedürü işletilmek sistemiyle çalışanlar tahliye edilerek temiz havaya çıkarılmaktadır” diye konuştu.

“Bilirkişi ve denetçiler olayı aydınlığa kavuşturacak”
Kazadan önceki son kayıtların incelenmesi ile ortamdaki metan gazı oranının önce yüzde 1,5 seviyesine ulaştığını, bu kapsamda saat 18.05’te emniyet amaçlı elektrik kesildiği bilgisini veren Dönmez, “Saat 18.09’da ise son kayıt havadaki metan oranının yüzde 1,69 olarak ölçüldüğünü göstermektedir. 18.09’dan sonra kayıt alınamadı. Tüm değerlendirmelerimiz bu patlamanın 18.10 sıralarında olduğu. Patlama anındaki metan seviyeleri merkezi gaz izleme sisteminde ölçülen bu. Merkezi gaz izleme istasyonunda ölçüm bu. Bütün birimler, bilirkişiler bu değerleri tek tek değerlendirecek. Bilirkişi ve denetçiler olayı aydınlığa kavuşturacak” ifadelerini kullandı.