Şampiyonu da büyük maçlar belirler demek isterdim ama uzun yıllardır şampiyonu ayak oyunu değil ayak oyunları belirlediği için o konuya hiç girmeyeceğim.

Milli ara dönüşü, ezeli rakip ve yenersek lideriz maçı. Bu üçünü bir arada görüp de galibiyet aldığımız maç hatırlamıyorum. 

Her biri bize uğursuz gelen etkenler. Bu sefer farklı oldu, bu sefer şeytanın boynuzunu da kırdık.

Bazı maçlarda güzel oyun aranmaz, girilen gol pozisyonları çok önemli değildir, önemli olan galibiyettir, önemli olan o maçı kazanmaktır.

Bu hafta sonu işte tam da böyle bir maça çıktık. Geri düşmemize rağmen farklı kazanmasını da bildik. Lider olduk ve namağlup ünvanını koruduk.

Tüm bunlar bir haftalık neşe ve sevinç demek. 

Bir şey dikkatinizi çekmiştir. Biz ne zaman lider olsak, ne zaman zirveye oynasak, ne zaman İstanbul takımlarına çelme vursak hemen bir algı çalışması başlar. Yok hakem şöyle, yok hakem böyle. Bazıları öyle alıştırılmış ki normal maç yönetildiğinde ya da faydalarına kararlar verilmediğinde hemen haksızlığa uğradıklarını sanırlar. İsterler ki doğru kararlar da yanlış kararlar da lehimize olsun, hep biz kollanalım. Aslına bakarsanız onların da suçu yok, en azından onları alıştıranlar kadar.

Bazı spor medyası geçinenler de hemen algıya başlar. İki maç önce holiganı oldukları takımın oyuncusu voleybol manşetine çıkıp topu elle kesince bir anda destek eli olan el, bizim oyuncuyu arkadan itince masum el olur onların gözünde. Ceza sahasında üfleyince düşen kendi takım oyuncularına verilen penaltı haklıdır ama sevgili edasıyla rakibini kucaklayıp kündeye götüren topçularının hareketi VAR olmasa ve güme gitse sesleri çıkmaz. Bunlar da böyle, şimdiye kadar alışamadıysanız ve tabi tabi kesin öyledir demeyi öğrenemediyseniz size garip gelmeye devam edeceklerdir.

Maçtaki oyuna çok değinmek istemiyorum. Horozun polemiğe girmediği gibi yüzeysel olarak şunu söyleyebilirim; çok önemli ve çok kritik bir galibiyet. Lidersin, namağlupsun,  rakiplerin algıları başlamış. Demek ki iyi yoldasın. Böyle devam.

Ligin başları olduğu için fazla belli olmaz ama ilerleyen zamanlarda zirveyi böyle parsellemeye devam ettikçe başka türlü oyunlar da sahnelenmeye başlanacaktır. Uyanık olmanın yanında tepkimizi de zamanında ve usulunde ortaya koymak çok büyük önem arz ediyor. Siz benim ne demek istediğimi anlıyorsunuz zaten. Sıcacık örneği çok uzakta değil.

Her şeye rağmen güzel bir hafta sonunu geride bıraktığımızı düşünüyorum. Taraftar muhteşemdi, maç sonu kolbastı şahaneydi. Bu yolun sonu şampiyonluk olsun.

Bu yazımızı Üstat Özkan Sümer'in şu derin sözleri ile bitirelim; Dalgaların sesi, yaylaların sisi, ormanların gizi, kemençenin sözü, yaşlıların öyküsü, gençlerin tutkusu Büyük Trabzonspor.

Sevgi ve saygılarımla,