Trabzonspor'un Brezilyalı stoperi Vitor Hugo, Taka Gazetesi'ne özel röportaj verdi.

İşte Hugo'nun röportajı:

Kariyerindeki ikinci lig şampiyonluğunu elde ettin. Bu şampiyonluğu nasıl yorumlarsın?

Türkiye’deki belki ilk şampiyonluğum ama geçen sene geldiğimde belki Türkiye Kupası’nı kazanma anında orda değildim ama Süper Kupa maçında oradaydım. Türkiye Kupası’nın ardından ben de Süper Kupa’yı arkadaşlarımla birlikte kazanmış oldum. O kupa da,  ben de vardım. Kazandığımız büyük başarılarından bir tanesiydi. Bizim için çok zor bir yıldı. En iyi şekilde taçlandırma işlemimiz oldu diye düşünüyorum çünkü kolay olmadı. Hep beraber çok yorulduk. Brezilya’da da aslında böyle kazandığım bir mutluluk var ama Türkiye’de ki ilk ve gördüğüm en güzel kutlamalardan bir tanesiydi benim için.

Antalyaspor maçı bitiminde coşkuyla sahaya atlayan taraftarla birlikte şampiyonluğu kutlarken neler hissettiniz?

Asla unutulmayacak bir geceydi benim adıma. Çünkü Antalyaspor maçları özellikle bu sezon hep hikaye dolu maçlar oldu. Çünkü ilk Antalyaspor maçında yaşadığım sakatlık vardı. O sakatlık beni hem çok üzmüştü. ‘Artık dönemez, bir daha oynayamayacak’ düşüncesi olanlarda vardı, herkes bunları konuşuyordu ama ben, ‘Mutlaka oynamalıyım’ düşüncesindeydim. Çok çalışarak beklenen de öte erken dönmeyi başardım. Ve tekrar çıktığımız o Antalyaspor maçında şampiyon olduktan sonra sahada en uzun kalanlardan biriydim. O anda o mutlulukla birlikte inanılmaz bir sevinç yaşadık herkesle birlikte. Tam o anda kramponlarım, tekmeliklerim, çoraplarım aklınıza gelebilecek tüm kıyafetlerim elimden gitti, taraftarlarımız her şeyi götürdüler. İnanılmaz bir kutlamaydı. Benim adıma da maçtan sonra olanlarla kutlamalarla birlikte unutulmaz bir gece olmuştu.

Adeta bir mucize gerçekleştirip çok ciddi sakatlıktan sonra geri döndün ve şampiyonluk yolunda çok kritik karşılaşmalara çıktın. Bunu nasıl başardın?

Aslında benim için çok zor anlardı. Çünkü tedavi olmaya başlıyorsunuz. Bir yandan da takımınızı izliyorsunuz. Takımınızın yediği her golden sonra içiniz burkuluyor. Keşke orada olabilseydim takımıma yardımcı olabilseydim diyorsunuz. Benden sonra takımım tabi ki elinden geleni yapmaya çalıştı. Ama her oyuncu gibi ben de sahada olmak ve o an orada bir şeyler yapmak istiyordum. Sahaya döndükten sonra yani sakatlıktan erken döndükten sonra hatta ilk idmanıma burada çıktığımda takım arkadaşlarım bile çok şaşırdılar. ‘Sen burada ne yapıyorsun? Neden erken döndün? Neyin var? İyi misin?’ diye sorular sorup çok şaşırdılar. Ama ben onlara iyi olduğumu 90 dakika oynayabileceğimi söyledim.  Bu arada bu kadar erken dönmede Brezilya’daki tedavimde büyük faydaları dokunan bütün herkese, orada ki bana yardımcı olan sağlık ekibine çok teşekkür ediyorum. Buraya geldiğimde de kendi doktorumuzla konuştuk. Herkes çok mutlu oldu erken dönmemden dolayı. Benim için de önemliydi. Çünkü dışarıda kalmak çok kolay değil. İçeride olup yardım etmek istiyorsunuz.

Ezgjan Alioski'nin kulübü Al Ahli küme düştü Ezgjan Alioski'nin kulübü Al Ahli küme düştü

Şampiyonluk yolunda sence bu sezonun kırılma noktası neresiydi?  Tam olarak ‘Biz şampiyon olduk’ dediğin maç hangisiydi?

Aslında böyle çok maç ve an var. Ben bile hatırlamakta zorlanıyorum. Çünkü o kadar çok var ki. Benim ilk etapta aklıma gelen maçları şöyle sayabilirim. Deplasmanda oynadığımız ve son saniyede kazandığımız Beşiktaş ile Galatasaray maçları Son saniyede gelen goller. Bir anda gelen galibiyetle yaşanan büyük mutluluklar. Ayrıca içeride oynadığımız ve o sıralarda bizim en yakın rakibimiz olan Konyaspor maçı. O maçı kazanmak zorundaydık. Daha da rahatlayabilmek adına o galibiyet çok önemliydi. Dediğim gibi aslında çok anlar var. Benim de şu an hatırlamadığım çok an olabilir. Ama hepimiz bu anlardan dönerek o anlardan iyi sıyrılarak buralara gelebildik. Kolay olmadı tabi ki de ama böylece çok mutlu olmuş olduk. Aslında aynı dili konuştuğumuz farklı takımlarda mücadele eden arkadaşlarımızla aynı saha içinde karşılaştığımızda ‘Siz çok başarılısınız’ dediğinde biz de iyi bir iş başardığımızı anlayabiliyorduk. Bu şampiyonluğu hak ettiğimizi daha iyi anlayabiliyorduk.. Rakiplerimiz bizim için ‘Siz şampiyon olmayı hak ettiniz’ dediğinde biz de gerçekten bu şampiyonluğu hak ettiğimizi düşünüyorduk.

Bu sezon bir golün var o da şampiyonluk yolundaki çok kritik bir puan alınan Karagümrük maçı. O maçı bize anlatır mısın?

Çok önemli bir maçtı ve çok da önemli bir gol olduğunu düşünüyorum. Hem böyle bir sezonda ben de takımıma galibiyeti getiren bir golü atmayı düşünüyordum. Çünkü sahaya çıktığınızda görüyorsunuz stat dolu. Herkes bu mutluluğu tatmak için orada. Siz de bu mutluluğu onlara verebilmek için çalışıyorsunuz. Benim de attığım güzel bir gol oldu aslında. Belki galibiyeti getirmedi ama o anki maçın şartlarını düşündüğümüzde Şampiyonluk yolunda katkı yapan bir goldü. O golde çok mutlu oldum.

Türkiye’ye ilk geldiğinde ne düşünüyordun? Şu anda neler düşünüyorsun?

Öncelikle çok sürprize uğradığımı, çok şaşırdığımı söylemeliyim. Çünkü buraya gelmeden önce tabi ki bir oyuncu olarak burada oynayan ya da burası hakkında fikir sahibi olan arkadaşlarınızı arıyorsunuz böyle bir teklif geldiğinde. Ben de burada daha önce hangi takımlarda oynadığını hatırlayamadım ama uzun yıllar burada oynadığını bildiğim bir arkadaşımı aradım. ‘Trabzonspor’dan bana bir teklif var ne düşünüyorsun sence gitmeli miyim?’ diye sordum. Onun bana söylediği tek bir şey vardı, ‘Gözlerini kapat ve hemen bu teklifi kabul et. Çok büyük bir takımdan bahsediyorsun’ dedi. Bana Trabzonspor’un her zaman zirveye oynayan her zaman en iyi olmaya çalışan bir takım olduğunu söyledi. ‘Trabzonspor’dan çok memnun kalacaksın’ dedi. Tabi ki de kararımda çok etkili oldu. Çünkü güvendiğiniz ve inandığınız insanlardan böyle sözler duymanız kararınızı etkiliyor. Buraya geldiğimde gördüğüm şeyler söylenenlerden de daha büyüktü. Çünkü insanların kulübü ne kadar sevdiğini o inanılmaz atmosferi gördüğümde gerçekten çok doğru bir karar aldığımı ben de anladım. Bu kararı almış olmaktan ve buraya gelmiş olmaktan dolayı çok mutluyum.

Kalp problemi nedeniyle hayata veda eden Astori’yle Fiorentina’da takım arkadaşıydın. O dönem o 13 numaralı formayı sen ise 31 numaralı formayı giyiyordun. Trabzonspor’a geldiğinde ise 13 numarayı tercih ettin. 13 numaralı formayla şampiyonluk yaşamak sana neler hissettirdi?

Buraya geldiğim ilk an 13 numara boş mu diye sordum. Çünkü hep O’nu anmak istedim. Çünkü Davide Astori benim için harika bir oyuncuydu ama bundan öte harika bir insandı. Bir örnek, takip ettiğim bir rol modeldi. İnanılmaz bir kaptan olduğunu zaten herkes biliyor. Çünkü onun aramızdan ayrılmasıyla birlikte çok üzüldük. Onun varlığı bize güç veriyordu. Bizim aramızdan ayrılması beni de inanılmaz üzmüştü. Buraya geldiğim ilk anda 13 numaranın boş olup olmadığını sordum. Çünkü onu anmak istiyordum ama sizin de söylediğiniz gibi onun numarasıyla birlikte şampiyon olabilmek benim adıma da onu anabilmek için güzel bir fırsat oldu. O çok sevdiğim bir insandı. Onu gerçekten çok özlüyoruz.

Abdullah Avcı ve taraftarlar hakkında neler söylersin?

Öncelikli olarak taraftarlarımızdan başlamak istiyorum. Taraftarlarımıza çok teşekkür etmek istiyorum. Sezon başından beri her maçta hangi şehirde olursak olalım her zaman bizi desteklediler. Ama şunu da bilmeliler, bu da bir başlangıç. Hep beraber daha da iyi başarılar elde edeceğiz. O yüzden desteklerini bizden hiçbir zaman eksik etmesinler. Her zaman yanımızda olmaya devam etsinler. Hocamızla alakalı şunu söyleyebilirim. Sezon öncesi zaten onunla birlikte oturup konuştuğumuzda sözleriyle beni ikna etti ve takım arkadaşlarım için de bu durum böyle. Onunla birlikte çalışmaktan dolayı çok mutluyum. Beraber çalışması çok zevkli bir insan. Kendisiyle aramızda güzel bir iletişim var. Umarım uzun yıllar beraber çalışıp mutlu oluruz.