Sözcü yazarı Aytunç Erkin, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ile servis edilen MOBESE görüntülerine ilişkin konuştu. İmamoğlu, konuyla ilgili, "Peşini bırakmayacağım" dedi.

Sözcü yazarı Aytunç Erkin, bugünkü köşe yazısında, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ile bir araya geldiği görüşmeyi aktardı.

İBB Başkanı İmamoğlu, Aytunç Erkin ile görüşmesinde, MOBESE kayıtlarının peşini bırakmayacağını belirterek, "'Benim, ailemin böyle izlenmesi kabul edilemez. Sayın Vali'ye de sordum. Mesaj attım ve o mesaj duruyor. Kayıtlara geçsin istedim. Cevap gelmedi. Sadece görüntüler verilmemiş, montajlanmış da! Kim servis etti o görüntüleri?" diye konuştu. 

Aytunç Erkin'in "MOBESE’nin peşini bırakmayacağım!" başlıklı yazısı şöyle:

"İstanbul'da ocak ayının son günlerinde (24 Ocak) yaşanan yoğun kar yağışına damga vuran neydi? İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun bir balıkçıda İngiliz Büyükelçi Dominick Chilcott'la yediği yemek ve sonrasında o gece iktidara yakın gazetecilere “servis” edilen MOBESE görüntüleri. O gece… Balıkçıda bulunduğu sokağa İmamoğlu'nun ve eşinin bulunduğu araçların giriş ve çıkış anlarına ait MOBESE görüntüleri açık sosyal medya hesaplarından paylaşıldı. Saat saat, dakika dakika… Bunun üzerine de Ekrem İmamoğlu'nun avukatları İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na “Balıkçıda yenen yemeğin MOBESE görüntülerinin servis edilmesiyle” ilgili soruşturma açılması için şikayet dilekçesi sundu. O dilekçenin ayrıntılarını 28 Ocak'ta SÖZCÜ'de yazdım.

Bir gün sonra telefonum çaldı. Ekrem İmamoğlu yazımla ilgili teşekkür etti ve sonrasında da bir yemek için sözleştik. İlk kez konuştuk notunu da ekleyeyim.

Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan: "Adaylarını bile çıkaramıyorlar, millet bunlara nasıl güvensin" Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan: "Adaylarını bile çıkaramıyorlar, millet bunlara nasıl güvensin"

Önceki akşam…

Neyse ki kar yağmıyor, her şey yolunda ve yemekte (Balıkçı değil) İmamoğlu'yla birlikte dört kişi bir araya geldik. Konu konuyu açtı…

Ancak…

Esprilerle geçen sohbette MOBESE'yi sorduğumda İmamoğlu “Peşini bırakmayacağım” dedi! Öfkeliydi, yüzü değişti. Devam etti: “Benim, ailemin böyle izlenmesi kabul edilemez. Sayın Vali'ye de sordum. Mesaj attım ve o mesaj duruyor. Kayıtlara geçsin istedim. Cevap gelmedi. Sadece görüntüler verilmemiş, montajlanmış da! Kim servis etti o görüntüleri?”

Tabii… Bu arada şunu da hatırlatmakta fayda var. Avukatların şikayet dilekçesinin dışında Ekrem İmamoğlu'nun da “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu madde 11 (KVKK)” kapsamında başvurusu var ve valilik ile emniyetten şu sorulara yanıt istedi: “… Müvekkile ait hangi kişisel veriler işlenmiştir? Müvekkile ait görüntülerin üçüncü kişilerle paylaşılmasıyla işlenen kişisel verilerin işlenme amacı nedir? Kişisel veriler yurt içi ya da yurt dışında hangi üçüncü kişilere aktarılmıştır? Bu aktarım bilginiz dahilinde mi yapılmıştır?”

Yemeğe devam edelim…

“HATA YAPMAZSAK KAYBEDERLER”

Tabii ki herkesin merak ettiği “Cumhurbaşkanlığı adaylığı” meselesi. Bu konuda yorumu da yok, verdiği renk de. Israrla İstanbul'da yaptıkları çalışmalar ve hizmetin altını çizdi! Ancak… 6 liderin buluştuğu masanın Türkiye için büyük bir şans ve değişim işareti olduğunu vurguladı fakat kendisinin ekonomi ve pahalılık konularına odaklandığını döne döne anlattı. Altını çizerek söyledi: “Kesinlikle güçlendirilmiş parlamenter sisteme dönülmeli.”

Parlamenter sisteme dönüşü destekliyor ama şu konudan uzaklaşmamak gerektiğini söylüyor: Enflasyon, faturalar ve pahalılık. Bunun için de halka bir programın anlatılmasını savunuyor. Şu cümlesi çarpıcı: “İktidar biz hata yapmadığımız sürece kaybedeceğini görüyor. Millet İttifakı kazanacak ve geçiş sürecinde büyük sorunların çözülmesi gerekiyor. ”

CUMA NAMAZINDA KİMLE KARŞILAŞTI?

2019'u hatırlayın… Ekrem İmamoğlu, cuma namazına gitmiş ve bu iktidar medyası tarafından “Siyaset” diye yazılmış, konu edilmişti. Hatta, başkan olduktan sonra namazda görülmediği de konuşulmuştu. İmamoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'la bir cuma namazında karşılaştıklarını şöyle anlattı: “Namaz kılıyorum ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın da geldiğini söylediler. Namazdan sonra bir odada sohbet edildi. Başkaları da vardı. Ben konuşmadım. Yaklaşık 40 ceviz kırdım ve yedim. Sonra da ayrıldık.”

SONUÇ: Yazımı 27 Ocak'ta savcılığa verilen MOBESE'yle ilgili dilekçedeki şu taleple bitiriyorum. Çünkü o görüntü servisi geçmişin izlerinin devam ettiğinin bir göstergesi ve bugün sorumluların ortaya çıkarılması herkes için umut verici olacak:

“Mevcut durum, müvekkilin (Ekrem İmamoğlu) kamu görevlileri tarafından sistematik ve yasa dışı şekilde takip edilip, verilerin kaydedildiği şüphesini oluşturmaktadır. Böyle bir durumun var olup olmadığı, var ise sorumluların tespit edilerek haklarında etkin soruşturma yapılması gerekmektedir.”