Tam kapanma döneminde 'ekonomik destek' tartışması: Muhalefet ne öneriyor, iktidar ne planlıyor?

Türkiye, günlük koronavirüs vaka ve can kaybı sayılarının tırmanışa geçmesinin ardından, 29 Nisan akşamından 17 Mayıs sabahına kadar "tam kapanmaya" hazırlanıyor. Siyasetin gündeminde ise kapanmadan etkileneceklere yönelik ekonomik destekler var.

Tam kapanma döneminde 'ekonomik destek' tartışması: Muhalefet ne öneriyor, iktidar ne planlıyor?

Aralıksız en uzun kapanma sürecinde, zorunlu gereksinimleri karşılayacak iş yerleri ve bazı istisnai sektörler dışında tüm iş yerlerinin kapanacak olması nedeniyle, siyaset tam kapanmanın yurttaşlara maliyetinin ne olacağını tartışıyor.

Tam kapanma kararını "geç kalınmış" olarak nitelendiren muhalefet kapanma nedeniyle mağdur olacak yurttaşlara ekonomik destek ayağının sağlanmaması nedeniyle Ramazan Bayramı'nın vatandaşlara "zehir olacağı"nı savunurken, iktidar cephesinde salgının yarattığı sıkıntılar tümüyle ortadan kaldırılana kadar "peyderpey yeni müjdeler verileceği" ifade ediliyor.

TBMM, Perşembe günkü mesaisinin ardından, sokağa çıkma yasağının sona ereceği 17 Mayıs'a kadar çalışmalarına ara verecek.

Başta CHP olmak üzere muhalefet partileri ise tam kapanma sürecinde, gelir kaybına uğrayacak olan kesimlere ekonomik destek sağlanmasına dönük yasal düzenleme yapıldıktan sonra Meclis'in tatil edilmesi gerektiği görüşünde.

CHP'li Öztrak: Canlarıyla cüzdanları arasına sıkıştıramazınız

CHP Sözcüsü ve Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak'a göre "tam kapanma"nın maliyeti oldukça yüksek olacak ve bunun da sorumlusu "lebalep kongreler yapmakla övünen AKP."

BBC Türkçe'ye değerlendirmede bulunan Öztrak, "iktidar partisinin hava atmak için yaptığı lebalep dolu kongreler nedeniyle" vatandaşların da salgın önlemlerine inanmadığını, vaka sayısı 60 binin üzerine çıkınca da iktidarın "tam kapanma" kararı almaya mecbur kaldığını ifade etti.

Öztrak, "kapandık" demekle sorunun çözülmediğini, kapanma nedeniyle gelir kaybına uğrayacak kesimlere nefes aldıracak çözümler sunulması gerektiğini belirtti:

"Siz kapanma kararı aldığınız zaman ortada kalacak bir sürü insan var. İnsanların ödemeleri var, tahsilatları var, çekleri var. Nasıl kirasını ödeyecek kapalı işletme sahibi, nasıl çalışanlarının paralarını ödeyecek?

"Diyorsunuz ki 'evde kal', tamam ama sen evde kal dediklerini canlarıyla cüzdanları arasına sıkıştıramazsın. Bütün dünya vatandaşlarına diyor ki, evde kalın canınız bana emanet, malınız da bana emanet, ben size her türlü desteği vereceğim, siz sağlığınızı düşünün.

"17 gün kapattığın zaman, esnafın ya da kapattığın yerlerin kirasını vereceksin, elektrik su paralarını vereceksin. Yanında çalışan işçinin parasını vereceksin. Dünya bunu yapıyor. Kararı sen aldığına göre, insanların kazanamadığını da bir şekilde tazmin etmek zorundasın."

'Kaynak sorunu yok, tercih meselesi var'

Bu zararları tazmin etmek için Türkiye'nin kaynak yaratabileceğine işaret eden Öztrak, devletin bu konuda dar gelirli veya gelir kaybına uğrayacak vatandaştan yana tercihte bulunması gerektiğini ifade etti:

"Yandaş müteahhitleriniz diyecekler ki, 'Ben Atatürk Havalimanı olarak kirayı ödeyemiyorum'. Sen devlet olarak o cezaları ödeme diyeceksin. Ama onlar senden dolara endekslenmiş garantileri alacak. Bunlara garantileri ödemek yerine esnafa öde, onların ödemesini ertele.

"Bu ülkede kaynak sorunu yok, tercih meselesi var. Milleti düşünmeyen yönetim anlayışıyla bu işi götürmek mümkün değil ve büyük fırsatlar kaybediyoruz. Bütün ülkeler vatandaşlarına bu kadar destek veriyorsa boşuna değil. Çünkü pandemi bittiğinde hangi ülkenin ayakta kalan esnaf, işletme, çiftçi, çalışan insan sayısı fazlaysa bu savaşın galibi onlar olacak. Ama bizde bu anlayış yok, varsa yoksa yandaş."

CHP, nafaka alacakları hariç, tüm icra ve iflas takiplerinin 30 Nisan'dan 31 Mayıs'a kadar 1 ay boyunca durdurulmasını içeren bir yasa teklifini de TBMM Başkanlığı'na sundu.

İYİ Partili Türkkan: Vatandaş Allah'a emanet

İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkan ise dünyanın kapandığı dönemde Türkiye'nin "lebalep açıldığını ve iliklerine kadar virüsle dolduğu" söyledi.

"Dünya virüsle ilgili meselesini neredeyse çözmek üzere, artık normal hayata dönerken biz kapanmaya karar verdik. Burada bir gariplik yok mu?" diye soran Türkkan, şunları söyledi:

"Bizde Cumhurbaşkanı, kapanma kararlarını açıklarken sonunda da 'Allah korusun hepimizi' deyip, hepimizi Allah'a havale etti. Eyvallah Allah ne derse olur da sen ne diyorsun? Bu çaresizliğin tükenmişliğin ifadesidir."

Türkiye'nin salgın sürecini iyi yönetemediğini, aşı temininde sıkıntılar yaşadığını belirten Türkkan, Çin ile yapılan aşı anlaşması konusunda kamuoyuna bilgi verilmesi gerektiğini vurguladı.

İktidarın öncelikle işi olmayan veya geçici işlerde çalışanlara yönelik acil destek paketi açıklaması gerektiğini belirten Türkkan, bu süreçteki vergi ödemelerinin ve borçlarının da ertelenmesini istedi. Türkkan, 1 ay boyunca belediyelerin su, elektrik şirketlerinin de elektrik alacaklarından vazgeçmesi çağrısında bulundu.

'Kaynak 128 milyardan sağlanabilir'

Türkkan, ekonomik destekler için mali kaynak konusunda ise Merkez Bankası rezervlerinden satıldığı belirtilen 128 milyar doları işaret etti:

"128 milyar doları biz bozdurduk diyorlar ya, o bozdurdukları paralar nerede? Oradan bir kaynak bulsunlar. 900 milyar lira gibi bir para ediyor. 900 milyar lira buna çok fazlasıyla yeter. Yüzde 10'u bile yeter. Eğer onu da hiç etmedilerse o kaynak burada kullanılabilir."

AKP'li Özkan: Müjdeler devam edecek

AKP Grup Başkanvekili Cahit Özkan ise Türkye'nin salgınla mücadelede hem sağlık alanı hem de ekonomik destekler anlamınde en başarılı ülkelerden olduğu görüşünde.

Muhalefetin eleştirilerini BBC Türkçe'ye değerlendiren Özkan, Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi ile birlikte kriz süreçlerinde "hızlı karar" alınmasının salgınla mücadelede önemli rol oynadığı görüşünde:

"Vuhan'da çıkan salgının ülkemizi de kuşatmasıyla, ilk andan itibaren bu hızlı karar mekanizması en güzel şekilde işletilmek suretiyle Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) ortaya koymuş olduğu tavsiyeleri en hızlı hayata geçiren ülkelerden birisi olduk.

"Aynı zamanda bütün dünya ülkelerinden yardım taleplerine cevap veren ülke olmamız hasebiyle DSÖ, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ı ve Türkiye'nin başarısını taktir ve tebrik etti. Tabii salgınla mücadele aynı zamanda bilimsel teknik bir konu. Bu anlamda Sağlık Bakanlığımız bünyesinde kurulan Bilim kurulu yapılacak işleri, atılacak adımları, bilimsel veriler ışığında DSÖ'nün tavsiyeleri çerçevesinde aşama aşama hayata geçirmiştir."

İktidara ilk geldikleri yıllardan itibaren sağlık altyapısının da "bir salgın olacakmışcasına" oluşturulduğu görüşünü dile getiren Özkan, salgının tüm dünyada "ekonomik ve sosyal" yönden de birçok sorunu beraberinde getirdiğine işaret etti.

Peki iktidar tam kapanma dönemine özgü yeni bir destek paketi açıklayacak mı?

Özkan bu soruya şu yanıtı verdi:

"DSÖ verilerine göre 2020'den bugüne kadar salgın nedeniyle bütün dünya devletleri toplamda 16 trilyon dolar harcama yapmak zorunda kaldı. Pekçok ülke, başta euro ve dolar bölgesi olmak üzere bu 16 trilyon doların 10 trilyon dolarını tamamen para basmak suretiyle sübvanse etti.

"Cumhurbaşkanımız liderliğindeki AK Parti olarak vatandaşlarımızın sağlığını korurken, aynı zamanda salgının ortaya koymuş olduğu sosyal ve ekonomik sorunları bertaraf etmek üzere bugüne kadar ekonomi paketleri peyderpey açıklandı, açıklanıyor ve açıklanmaya da devam edecek.

"İnşallah önümüzdeki dönem içerisinde salgının tüm sıkıntılarını ortadan kaldırana kadar, salgından kurtarana kadar, milletimizin yüzünü güldürene kadar çalışmalarımıza ve müjdeli paketlerimize devam edeceğiz. Son 3 haftada 2 paket çıktı ve bunlar ekonomi içerikli paketlerdi. Meclis'in çalışmaları elverdiği müddetçe zaten bunları yapıyoruz. Ancak diğer taraftan da kararnameyle Cumhurbaşkanımızı yetkilendirdiğimiz hususlarda da zaten Cumhurbaşkanımız bunları milletimizle paylaşıyor, milletimize müjdelerini veriyor."

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

sanalbasin.com üyesidir