Hazine Ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan, Hande Fırat'ın CNN Türk'te yayınlanan Gece Görüşü programına katıldı. Ekonomideki son gelişmeleri değerlendiren Bakan Elvan, Hakan Çelik ve Hacer Boyacıoğlu'nun sorularını yanıtladı. 

Bakan Elvan'ın konuşmasından satır başları şöyle;

2020'yılın başından itibaren Korona hadisesiyle karşı karşıya kaldık. Tarihimizin belki de en büyük sorunlarından biriydi. Şubat-Mart aylarında şöyle bir tablo çıktı; Ülkeler dedi ki havaların ısınmasıyla birlikte bu süreçten kurtulacağımızı söyledi. DSÖ ise tam tersi bu sürecin devam edeceğini söyledi. 2020 yılının 2. çeyreğinden itibaren inanılmaz bir sorunla karşı karşıya kaldığımızı hep birlikte gördük.

Ekonomik açıdan küresel büyümeye baktığımızda yüzde 3,13'lük bir daralma söz konusu. Başka ülkelerde %4.17'lik bir daralma söz konusu. Tedarik zincirlerinde inanılmaz sorunların ortaya çıktığını görüyoruz.

KORONAVİRÜS ÜLKE EKONOMİLERİNİ NASIL ETKİLEDİ?

Bu süreçte Merkez Bankaları genişlemeye gittiler. Özel kesimin borçlarını dahil ettiğimizde 24 trilyon dolarlık borçlanmada bir artış söz konusu. Devletlere baktığımızda %100'e yakın. Ciddi bir borçlanma gerçekleşti. Herkes zorlanıyor.

Hayatımızda ilk defa karantina nediri yaşamak zorunda kaldık. Birçok ülke kapandı. Böyle bir süreci geçirdik. Bu süreçte de işçi, esnaf kesimi ciddi bir rahatsızlık oldu küresel ölçekte. Bu sorunlar sadece Türkiye'deymiş gibi bakış açılarının yanlış olduğunu düşünüyorum. Salgın başladığından beri 114 milyon insan işsiz kaldı. Bu sorunu tüm ülkeler yaşıyor.

* Bakan Elvan, üretim ve ticarette kriz öncesi döneme göre Türkiye'nin daha iyi durumda olduğunu ifade etti.

* Yeni dönemde uzaktan çalışmanın ciddi bir şekilde yaygınlaşacağını belirten Bakan Elvan, ofislerin küçüleceğini ve holding binalarına ihtiyaç duyulmayacağını söyledi.

Bakan Elvan, 2021'de ülkeleri bekleyen fırsatları ve riskleri şöyle sıraladı;

Türkiye, ürün çeşitliliği açısından kapasitesi geniş. Neyi istersek onu üretebiliyoruz. Geçmişte Türkiye'ye yatırım yapmayı düşünüp de Doğu Avrupa'ya yatırım yapanların pişman olup "Keşke Türkiye'ye yatırım yapsaydık" dediğini biliyoruz. Türkiye, ürün çeşitliliği açısından kapasitesi geniş.

"KÜRESEL KOORDİNASYONA İHTİYAÇ VAR"

Gelişmekte olan ülkelere fon akışı durdu. Mart ayında gelişmekte olan ülkelere sermaye akımı 10 milyar dolar. Küresel koordinasyona ihtiyaç var.

Türkiye'nin salgın döneminde önemli bir sınav verdiğini söyleyen Bakan Elvan, "ABD, Avrupa ülkeleri korona hastalarına yatak bulamazken Türkiye bu alanda en ufak bir sorun bile yaşamadı." dedi.

 VİRÜSLE MÜCADELEDE 133,7 MİLYAR TL'LİK DESTEK

Virüsle mücadelede 133,7 milyar liranın harcandığını ifade eden Bakan Elvan, "Haziran sonuna kadar destekleri dahil ettiğimizde 2020-2021 aralığı için 175,7 milyar liraya tekabül ediyor. Yaklaşık 176 milyar lira bir harcama yapmış olacağız." dedi.

Bakan Elvan'ın şöyle devam etti:

Kovid-19 sürecinde 206 milyar liralık Tarım Kredi, esnaf kredi ile vergi ve prim borcu ertelendi. Bu tutar yıl sonunda 219 milyar lira olacak.

Kovid-19 sürecinde bugüne kadar kredi programları kapsamında firmalara 315 milyar liralık kredi verildi.

BÜYÜME TAHMİNİNİ AÇIKLADI

"2021'de büyümenin yarısı dış ticaretten gelebilir" diyen Bakan Elvan, "1. çeyrekte 5.5, 6 bandında, 2. çeyrekte çift haneli bir büyüme göreceğiz. Ama yılın geneline baktığımızda 5'in üzerinde büyüme gerçekleşeceğini düşünüyorum." ifadelerini kullandı.

TÜK TARİHİNDE İLK KEZ SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDU

TÜİK mesleki açıdan tamamıyla bağımsız ve hiçbir şekilde teknik konularda talimatlandırılamaz. Siz enflasyonu sabah 10'da öğreniyorsanız ben de sabah 10'da öğreniyorum. 130 yıllık bir kurum. Bu kurum gerçekten güçlü bir kurum ama yıpratılmaya çalışılıyor.

TÜİK'ten bir bilgi notu aldım. Önemli bir konu size okumak istiyorum.

1- ÖTV artışının enflasyona yansıması mesnetsiz. Bu grup enflasyon ölçümüne 2020'de ölçümlere başlamıştır. İlk iddiaları otomobilde gerçekleştirilen ÖTV'nin bir günde %5.18 arttı diye ifade kullandı. TÜİK madde sepeti ve ağırlıklarını aynen söylerken TÜFE'deki ağırlığı %5.6'dır. Bu iddiaların doğru olması için tüm otomobil fiyatlarının bir günde 2 katına çıkmış olması gerekiyor. Halbuki bu düzenleme ile fiyatlar %4.15 oranında artmış ve bunun TÜFE'ye etkisi %0,23'lüktür. Bu grup %0,23 lük etkiyi %5.18 diye duyurmuştur.

TÜİK bu grup yüzünden tarihinde ilk kez suç duyurusunda bulunmuştur. Şimdi siz bu gruba saydı duyar mısınız? Enflasyon konusunda algı operasyonu yapan var.

Yine aynı grup 2020'de ulaştırmada %17,58'lik artış olduğunu iddia etmiş. Bu grupla ilgili yine başka bir şey var. 2020 Eylül'den itibaren 4 aylık bir ölçüm yapmış. Normalde sizin 2020 yılı enflasyonuna göre tahmin edecekseniz 12 aylık ölçüm yapmalısınız. 2020'de 4 aylık rapora göre enflasyonu 36,72 olarak gerçekleştiğini ifade etmişler. Bu son derece üzücü bir durum. TÜİK'i itibarsızlaştırmaya çalışan bir durum. Bunu kabul etmemiz mümkün değil. Bu rakamlar çok net. Bu grubun insanları yanlış yönlendirmeye hakkı yok, hukuk karşısında cevabını vereceklerdir. %30-40'dır gibi bir durum söz konusu değildir. Açıklanan veriler konusunda tereddüt olmamalı

"128 MİLYAR DOLAR" POLEMİĞİ

Muhalefet önce bunu basit bir soru gibi yansıttı daha sonra farklı alanlara çekmeye başladı. İlk aşamada bu döviz kayboldu, buharlaştı dediler. Ve daha sonra biz MB Başkanımız ben ve Sayın Cumhurbaşkanımız açıklama yaptı. Muhalefetten bir vekilde bunun kaybolmadığını ifade etti. Bundan sonraki süreçte dendi ki "Bu hukuki değil" dendi. Kim söyledi Sayın Kılıçdaroğlu. Bu Hazine Müsteşarlığı mügah haline geldikten sonra Hazine Müsteşarlığının yetkileri Hazine ve Maliye Bakanlığına aktarıldı. Biz daha sonra açıklama yaparak "Bu yasaldır" dedik. Buna rağmen karşı taraftan yine "hukuksuzdur" dendi.

Bu protokol hukuken devam ediyor hale geldi. Cumhurbaşkanlığı kararnamesinde şu deniyor. "Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın Türk Lirasının dolaşımını ve istikrarına yönelik olarak Merkez Bankası Hazine ve Maliye Bakanlığı ile birlikte bunları uygulamalıdır." deniyor.

Merkez Bankası'nın kanunun 4. maddesinin 1. fıkrasının B bendi: Hükümetle birlikte Türk Lirasının iç ve dış değerini korumak için gerekli tedbirleri almak. Ve yabancı paralarla altın karşısındaki muadeletini tespit etmek ve kuru belirlemek. TL'nin yabancı paralar karşısındaki değerini belirlenmek için döviz ve efektiflerin vadeli alım ve satım ile dövizlerin TL ile değişiminin türevlerini yapmak.

Yani bu protokol yasaldır. Bunu özellikle vurgulamak istedim. Burada yasaya aykırı herhangi bir durum söz konusu değildir.

3. aşamada ne geldi. "Bunu kime sattınız?" dediler. MB Bankası eşleştirme platformlarında bu döviz değişim işlemleri gerçekleştiriliyor. Bir taraftan şunu söylüyor muhalefet: Bu protokol hukuksuzdur. Diğer taraftan "Bizi hukuksuz bir işlem yapmaya zorluyor

Şimdi bunu kime sattınız? Muhabir banka üzerinden kime satmışlar vatandaşlara şirketlere. Bu bankaların elindeki veriler. Hande hanım siz A bankasından döviz aldınız, sizin bir birey olarak döviz aldığınızın açıklanması ticari sırla bağdaşır mı? Bunu alanlar kimler? Yine yerli ve yabancı bankalar.

Bu tamamıyla alan ve satan birbirlerini görmüyorlar. Alım işlemi gerçekleştikten sonra Merkez Bankası alan bankayı görebiliyor.

Sadece TCMB değil dünyadaki diğer merkez bankalarını da düşünün. "Ben şunu şu kadar sattım" diyebilir mi? Böyle bir şey mümkün değil. Sizin ne söylediğiniz bir açıklaması yok karşı taraftan. Siyaseten kullanalım düşüncesiyle hareket ediyorlar. Benim gördüğüm bu. Kendileri bilmiyorlar mı hangi bankanın ne kadarlık miktar alındığının açıklanmayacağını?

Bir grup diyor ki 128 milyar dolar. Kimisi 130 milyar dolar. Bu siyasi amaçla kullanılıyor. Ben orada ne kadarlık miktar satıldığını ifade ettim. Kişileri Merkez Bankası'nın açıklaması mümkün değil. Bunu kalkıp da sanki Merkez Bankası, A bankasına şu kadar satmış, Hakan Beye, Hande Hanıma şu kadar satmış. Böyle bir şey söylenebilir mi? Bunun söylenmeyeceğini kendileri de bilir. Onlar tekrar etmeye devam ediyorlar.

"KRİPTO PLATFORMU BİLGİLERİ MASAK İLE PAYLAŞACAK"

Kovid-19'la birlikte kripto varlıklara ilgi arttı. Dünyada da nasıl bir düzenleme olmalı, ne yapmalıyız? soruları yanıtlanmaya çalışılıyor. Bu kripto varlıkların bir noktaya kadar denetimlerini yapabiliyorsunuz. Bu konu üzerinde AB çalışıyor. Bir taslak oluşturdu. ABD, İngiltere gibi ülkeler değişik çalışmalar yaptılar. Alım-satım işlemlerine yönelik bazı düzenlemeler yaptılar. İşin 2 boyutu var. Birincisi kara paranın aklanması ve terörizmin finanslanması. Biz tüketiciyi korumakla hükümlüyüz. Kara paranın aklanmasına yönelik terörizmin finanslanmasına yönelik yapı OCT altında. Biz geçtiğimiz aylarda bir yasal düzenleme Mevlis'imiz tarafından yapıldı. FITF'nin bizden istediği düzenlemeleri yaptık. FITF bununla ilgili tedbirler alınmasını istedi. Bu çerçevede MASAK FITF'le birlikte çalışıyor. Biz gerekli çalışmalarımızı yaptık ve bu platformlara yönelik denetlenme yapılmasına ülkeler başladı. Bizim de taslak çalışmamız var.

Kripto dediğimiz nedir? Bir maddi olmayan varlıktır şeklinde bir tanım yapıldı. Bankalar üzerinden işlemlerin yapılabileceği düzenlemeyi Merkez Bankası yaptı. MASAK'a yetki verdik ve bir rehber hazırladık. Bu platformların uyması gereken kurallar neyse bunları belirledik. Uymamaları halinde ne kadar bir cezayla karşı karşıya kalacaklarını ortaya koyduk. Bu platformlar mutlaka alım-satım işlemlerini mutlaka MASAK'la paylaşacaklar. MASAK'ın bu platformlar üzerinde denetim yetkisi var artık. Bu platformların uyması gereken yetkiler nelerdir. 10 bin liranın üzerinde işlem yapanları 10 gün içerisinde MASAK'a bildirme yetkisi getirdik.

KRİPTO PARA PLATFORMLARI

Özellikle vergi konusunda bir çalışma yürütüyoruz. Dünyadaki uygulamaları nelerdir, ne tür bir yapı var. Bunları yaparken ilgili taraflarla mutlaka konuşulması gerekiyor. Şu şekildedir diye net bir cevap veremeyebilirim ama temel olarak çalıştığımız alanlar bunlar. Bu alanların tamamı tüm dünyanın çalıştığı alanlardır.