Sağlık,
Kültür ve spor kenti olan
Trabzon’un,
Bugün
Kültüründen bahsetmek istiyorum…
Trabzon
1960’lı yıllara kadar,
Türkiye’nin 
En kültürlü kenti idi…
Sanata
Ve
Sanatçılara değer verilir,
Her evde
En az bir tane enstrüman çalınırdı…
Aile ve
Arkadaş toplantılarında,
Sanatla ilgili konular konuşulur,
Sanatın dallarından
Resim,
Müzik, Edebiyat, 
Şiir sohbetleri yapılırdı…
Onun için olacak
O zamanlar
Türkiye’nin en meşhur
Ressam,
Şair, Müzik ve
Edebiyatçıları, Trabzon’dan çıkıyordu…
Trabzon Lisesi,
Türkiye’ye çok önemli
Siyasetçi ve bürokratlar yetiştiriyor,
Türkiye’nin gelişmesinde
En önde duruyordu…
İstanbul ve
Ankara dışındaki 
Türkiye’nin dördüncü üniversitesi
Trabzon’da kuruluyordu…
Ancak
1960’lı yıllardan sonra
Aristokrat aileler,
Büyükşehirlere taşınmaya başlıyor,
Köylerden gelen
Eğitimsiz ve cahil insanlar,
Kültür seviyesini
Giderek aşağıya çekiyordu…
KTÜ,
Bir ilklerle kurulmuş,
Kaliteli ve
Kültürlü insan yetiştiriyordu…
6 kenti kapsayan
KTÜ,
İçinden birçok üniversite çıkarmış,
Fakat
Yine dimdik ayakta duruyordu…

Yaklaşık
6 ay kadar önce
Telefonumuza bir mesaj gelmişti…
Mesajda,
Bir yol yapımı için
KTÜ kampüsünün ana girişi olan
A Kapısı,
Yaya ve araç girişlerine kapatılıp,
1 ay sonra
Tekrar hizmete açılacaktı…
Fakat
Aradan yaklaşık
6 ay kadar geçtiği halde
Bu kapı hizmete açılamadı…
Belediye otobüsü
Kampüse giremiyor…
Dolmuş
Ve
Diğer ulaşım araçları ise
Çok seyrek gelebiliyor…
Akademisyen,
İdari ve
Öğrencilerle birlikte
50 Bin kişiye hizmet veren
Böyle büyük kurumun 
Ana giriş kapısını bu kadar zaman
Kapatmaya,
Kimin hakkı var?
Sizin
Hizmet anlayışınız bu mu?
Yaklaşık
40 gün kadar önce
Tamamen biten yolu gözlemledim…
İş makinesi ile
Çalışan arkadaşa,
“Ne zaman bitecek?” diye sorduğumda,
“Hemen bu gece
Açılabileceğini” söylemişti…
Peki,
Bu tembellik,
Vurdumduymazlık nedir?

Biliyor veya
Bilmiyor olabilirsiniz…
KTÜ Rektörlüğüne ben de aday olmuştum…
Tabi
Hemen sesleri duyuyorum,
“Atma Recep, din kardeşiyiz…
Senin
Şartların tutmuyor ki,
Sayın Cumhurbaşkanı seni nasıl atasın?” diyorsunuz…
Bunu,
Ben de biliyorum…
Evet,
Şartlarım tutmuyor ama
Sayın Cumhurbaşkanımız,
“Seni,
Rektör olarak atadım” dese,
Kim,
Ne diyebilir…
Daha önce şartları tutmayan birini
Rektör olarak atamadı mı?
Beni değil de,
Naif,
Efendi ve dürüst biri olan
Prof. Dr. Hamdullah Çuvalcı’yı 
Atamış oldu…
“Her şeyde, bir hayır vardır”
Ben atanmış olsaydım,
Belediye başkanı ile
Bir protokol imzalamadan 
A Kapısına kesinlikle,
Bir kazma bile vurdurtmazdım…
Bu protokolde,
Böyle önemli bir kurumun
A Kapısını,
1 hafta veya en fazla
10 gün kadar kapatılmasına, izin verirdim…
Yoksa
Üniversite güvenlikçileri ile
Zabıtaları,
Karşı karşıya getirir,
Türkiye’de 
Gündem oluştururdum…

Çok değerli
Türk Eğitim Sen 2 Nolu Şube Başkanı
Metin İskenderoğlu’nun,
Bir sözü aklıma geliyor…
“Neyin
Olması gerektiğini
Görmeden önce,
Neyin
Olmaması gerektiğini, görmek gerekir” diye,
Sürekli olarak söyler…
İşte
Sayın başkanın bu sözü
Aklıma gelince,
Rektör atanmadığım için
Sayın 
Cumhurbaşkanıma teşekkür ediyorum…
Demek ki
Bildiği bir şeyler var…