Gümüşhane’de Türkiye’nin en yüksek rakımdaki siperlerinden birisi olan Artabel Gölleri Tabiat Parkındaki siper ve diğer savaş kalıntıları tarihi sit alanı olarak tescillenecek.

Torul ilçesi sınırlarındaki Artabel Gölleri Tabiat Parkının 3 bin 149 metre rakımlı zirvelerinde 1916-18 Rus işgali döneminden kalan siper, şehitlik, karargah ve yolların tescili için Gümüşhane Valiliğinin talebiyle Trabzon Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü uzmanları alanda incelemelerde bulundu.

Artabel-Gölleri-Tabiat-Parkı-3

Arkeolog ve Sanat Tarihi Uzmanından oluşan heyet konuyu yıllar önce gündeme getiren gazeteciler ve Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) ekiplerinin rehberliğinde alanda fotoğraf, video, not ve koordinat aldı.

Yüksek rakımda yer alan ve yılın çoğu ayını kar altında geçiren bölgenin 1916-1918 yılları arasındaki Rus İşgali sırasında şiddetli çatışmalara sahne olduğunu rivayet eden köyün yaşlılarının haricinde, birkaç kitapta sadece bölge olarak adı geçen siper ve şehitliklere ulaşmak için Gülaçar köyünden bölgeye ulaşan heyet ilk olarak yayladaki hastane kalıntıları, Küçük Gölün yakınındaki siper ve karargah kalıntılarını inceledikten sonra oldukça dik rampadan ve tarihi yoldan tırmanarak 3 bin 149 metre rakımdaki siperler ve karargah binalarına ulaştı.

Alanda daha önce belirlenen şehit mezarını da inceleyen heyet gerekli notları, koordinat kayıtlarını, fotoğraf ve video kayıtlarını alarak alandan döndü.

Konuyu ilk olarak 2013 yılında kamuoyuna aktaran gazetecilerden Hüseyin Özgün, tescil için gelen heyetin zirve tırmanışına rehberlik yaptığı incelemenin ardından İHA’ya yaptığı açıklamada o dönem yapılan haberlerin ardından yüzeysel araştırma yapıldığını hatırlatarak, Rus işgaliyle ilgili dönemin 3.Ordu Komutanı Fevzi Çakmak’ın günlüklerinden ve Genelkurmay Başkanlığı’nın “Birinci Dünya Harbinde Türk Harbi Kafkas Cephesi 3. Ordu Hareketi” kitabında da bölgeden bahsedildiğini hatırlattı.

Trabzon'da 4 kişilik aile kazada yok oldu Trabzon'da 4 kişilik aile kazada yok oldu

Artabel-Gölleri-Tabiat-Parkı-2

“Buranın tarihi kimliğini daha ön plana çıkartabiliriz”
Artabel bölgesinde Osmanlı-Rus savaşından kalma siper ve karargahların varlığından haberdar olmakla birlikte çok fazla üzerinde araştırma çalışması yapılmadığını kaydeden Özgün, “İnşallah bu kez arkadaşlarımızın da destekleriyle buranın tarihi kimliğini daha ön plana çıkartabiliriz. Osmanlı-Rus Savaşı'ndan kalma siperlerin, güzergahların, yolların aynı zamanda karargah kalıntılarının izlerini sürmeye geldik. Yaklaşık 7 kilometrelik bir güzergahı dolaştık ve 8-9 tane karargah kalıntısı, bölge bölge 10-15 tane de siper tespitini yaptık. Bu bölge zaten bilinen bir bölge. Hatta seferberlik zamanlarında kullanılan bir güzergah. O yüzden tarihi ilgisi olanların da geldikleri, sık sık ziyaret ettikleri bir bölge burası. Sadece tarih değil, coğrafyayı, doğayı seven arkadaşlarımızın, dağcılık kulüplerimizin sıklıkla ziyaret ettikleri bir bölge” dedi.

Artabel-Gölleri-Tabiat-Parkı-1

“Burası savaşın en yüksek rakımı”
Alanda Osmanlı-Rus Savaşı'nın hatta Kurtuluş Savaşı'nın en yüksek zirvelerinde gerçekleşen mücadelelerin yaşandığını dile getiren Özgün, “Savaşın en yüksek rakımı burası belki de. O anlamda da özel ve güzel bir yer. İnşallah koruma kurulunun da vereceği kararla yetkililerimizin, bakanlığımızın ve üzerine sorumluluk düşen bütün kurumların buraya gerekli değeri vereceğini düşünüyoruz. Milli Savunma Bakanlığımızı yakından ilgilendiren bir konu. Şehit mezarlığımızı tespit etmiştik. Araştırmacı gazeteciler olarak konu bizden çıktı, bu artık kurumların, kurulların görevi halinde. Onların ilgisini, alakasını bekliyor. Biz gazeteciler olarak diğer arkadaşlarımızla birlikte gereğini yaptığımızı düşünüyorum. Bundan sonraki görev yetkililere düşünüyor. Biz de onlardan ilgi ve alaka bekliyoruz” diye konuştu.

Toplam 5 bin 859 hektarlık alana sahip ve 1998 yılında tabiat parkı ilan edilen ve Gümüşhane’nin çatısı olarak nitelendirilen Artabel Gölleri Tabiat Parkı, yamaçlarının her yerinden buz gibi akan suları, gürül gürül çağlayan dereleri, şelaleleri ve 20’den fazla buzul gölüyle ışıkla suyun buluştuğu zirve ve ölmeden önce görülmesi gereken yer olarak biliniyor.